﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"><channel><title>TÜDER - Tüketiciler Derneği | RSS</title><link>http://www.tuder.net</link><description>Burak Pehlivanlı</description><copyright> Copyright ¸ 2011, Bakırköy Belediyesi - Burak PEHLİVANLI</copyright><pubDate>Thu, 23 Feb 2012 04:51:04 GMT</pubDate><language>tr-TR</language><webMaster>burakpehlivanli@gmail.com (Burak PEHLİVANLI)</webMaster><item><title>2012 YILINDA FATURA VE YAZAR KASA FİŞİ DÜZENLENMESİNDE UYGULANACAK PARASAL TUTAR SINIRI İLE DİĞER BAZI TUTAR VE ORANLAR</title><description>



2012 YILINDA FATURA VE YAZAR KASA FİŞİ DÜZENLENMESİNDE UYGULANACAK
PARASAL TUTAR SINIRI İLE DİĞER BAZI TUTAR VE ORANLAR


Sevgili Tüketiciler, 2012 yılının hepimiz için güzel bir yıl olmasını temenni
ederiz. Yeni yıl ile birlikte vergi kanunlarında yer alan ve biz tüketicileri
yakından ilgilendiren bazı parasal tutar ve oranlarda, her yıl olduğu gibi
yeniden değerleme oranında (%10,26) veya Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen
oranlarda artışlar yapıldı. Bu değişen tutarlardan biri de, satış ya da hizmet
sonrası ödeme kaydedici cihaz fişi (kısaca yazar kasa fişi) ya da fatura düzenlenmesine
ilişkin parasal tutar sınırıdır. Tüketiciler açısından, bir mal veya hizmet
satın alınması sonrası, satıcılardan veya hizmeti yerine getirenlerden alışveriş
ve ödeme tutarına bağlı olarak, hangi belgelerin (fatura, yazar kasa fişi,
serbest meslek makbuzu gibi) istenebileceğidir. Yazımızda, bu konuya ilişkin genel
bilgilere ve tüketicilerimizi ilgilendiren diğer bazı parasal tutar ve oranlara
yer verilmiştir.

Bir Mal Veya
Hizmet Satın Aldığımızda Hangi Tutara Kadar Fatura Ya da Yazar Kasa Fişi İsteyebiliriz?

2012 yılında uygulanacak bazı
parasal tutar ve hadler, %10,26 (on virgül yirmialtı) olarak tespit edilen
yeniden değerleme oranında yeniden belirlenmiştir.

26.12.2011 tarih ve 28154
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 411 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ
gereğince, 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere, fatura düzenleme ile ilgili parasal
tutar sınırı 770.-TL olarak yeniden belirlenmiştir. 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu’nun 232. maddesi gereğince, birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçilerin, nihai tüketicilere yapmış oldukları satışların parasal tutarı
770.-TL’yi aşmıyor ise, fatura düzenleme mecburiyetleri bulunmamakta olup,
yaptıkları satışlar için yazar kasa fişi ya da perakende satış fişi
düzenleyebileceklerdir. 

Ancak, 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu’nun 232. maddesi gereğince, satın alınan mal veya hizmetin parasal
tutarı (alışveriş ya da hizmet tutarı) 770.-TL’nin altında olsa bile, nihai tüketicilerin istemeleri
halinde fatura alabilirler, işyerleri, satıcılar da fatura düzenleyerek
tüketicilere vermek zorundadır. Satın alınan mal veya hizmetin parasal
tutarının 770.-TL’yi aşması halinde, satışı yapan işletme tarafından fatura
düzenlenmesi ise yasal zorunluluktur. Tüketiciler, yaptıkları alışveriş
tutarları 770.-TL’yi aşmıyor ise, alışveriş yaptıkları işyerinden yazar kasa
fişi ya da perakende satış fişi alabilirler. 

Konuyu bir örnek ile
açıklayacak olursak; Nihai Tüketici Bayan (B), 2012 yılı içinde bir mağazanın
indirimli satış döneminde, KDV dahil 250.-TL bedel ödeyerek bir elbise satın almış
olsun. Satışı yapan giyim firması satış sonrası, KDV dahil 250.-TL tutarında
yazar kasa fişi ya da perakende satış fişi düzenleyerek satışı belgelendirebilir.
Bu durum yasal açıdan mümkündür. Ancak, alışveriş sonrası Nihai Tüketici Bayan (B)’nin
satışı yapan mağazadan fatura istemesi halinde, (satış bedeli 770.-TL’nin altında
olmasına rağmen) satıcı firma 250.-TL tutarında fatura düzenleyerek, Bayan (B)‘ye
vermek zorundadır. Örneğimizdeki elbise fiyatı 770.-TL’nin üzerinde olsaydı, bu
durumda satışı yapan mağaza tarafından doğrudan fatura düzenlenerek, Nihai
Tüketici Bayan (B)’ye verilmek mecburiyetindeydi.

Satış
veya Hizmet Sonrası Belge Düzenlenmemesi Halinde Ceza Uygulaması Nasıl
Olacaktır?

Satış ya da hizmet sonrası
belge düzenlenmemesinin veya alınmamasının, hem satıcı veya hizmet veren
yönünden, hem de mal veya hizmet satın alan nihai tüketici yönünden cezai
yaptırımı bulunmaktadır. Satıcı ya da hizmet veren yönünden, satış/hizmet
sonrası fatura veya serbest meslek
makbuzu düzenlenmemesi halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1.
maddesi gereğince, her bir belge için 2012 yılı için 180.-TL’den aşağı olmamak üzere,
bu belgelere yazılması gereken KDV dahil meblağın veya meblağ farkının % 10’u nispetinde özel usulsüzlük
cezası kesilecektir. 

Konuyu bir örnek ile açıklayacak olursak. Nihai
Tüketici Bayan (A)’nın bir serbest meslek erbabı olan doktora sağlık hizmeti
karşılığı 200.-TL muayene ücreti ödediğini kabul edelim. Sağlık hizmeti veren doktor tarafından
muayene hizmet bedeli olan 200.-TL karşılığı, Nihai Tüketici Bayan (A)’ya
serbest meslek makbuzu verilmemiş olsun. Bu durumda, düzenlenmeyen serbest
meslek makbuzu için Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. Maddesi gereğince, doktor
hakkında (200X%10)= 20.-TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.
Ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. Maddesi gereğince düzenlenmeyen her
bir belge için 180.-TL’den aşağı olmamak üzere meblağın veya meblağ farkının % 10’u nispetinde özel
usulsüzlük cezası kesileceğinden, düzenlenmeyen 200.-TL tutarındaki serbest
meslek makbuzu için, doktor hakkında asgari ceza haddi olan 180.TL özel
usulsüzlük cezası kesilecektir.

Doktor muayene ücretinin
kredi kartı kullanılarak ödenmesi halinde, doktorlar, POS cihazı kullanmak
suretiyle yaptıkları bu tahsilâtlarda, hastalarına bu POS’lardan çıkan
belgeleri verecekler, müşteri tarafından talep edilse dahi başkaca bir belge
düzenlemeyeceklerdir. Muayene bedeli kredi kartı kullanılmaksızın ödenen muayene
hizmetleri için POS’ların kullanılması söz konusu olmamaktadır. Bu durumda,
anılan doktorların bedelini kredi kartı kullanılmaksızın (nakit, havale, EFT
vb. olarak) tahsil ettikleri hizmetler için Vergi Usul Kanunu’na göre serbest
meslek makbuzu düzenlemeleri gerekmektedir.

İşletmenin satış sonrası yazar kasa fişi ya da perakende satış fişi
düzenlemediğinin tespiti halinde ise,
aynı kanunun 353/2. maddesi gereğince, düzenlenmeyen her bir belge için işletmeye 180.-TL
özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Örneğin, bir lokantanın 25.-TL yemek bedeli ödenmesi sonrası yazar kasa
fişi düzenlememesi halinde, lokanta adına düzenlemediği yazar kasa fişi için 180.-TL
özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Fatura,
Yazar Kasa Fişi ya da Serbest Meslek makbuzu Almayan Tüketicilere Ceza
Uygulaması Nasıl Olacaktır?

Nihai Tüketiciler yönünden
cezai yaptırım ise, Vergi usul Kanunu’nun 353/3. maddesinde düzenlenmiştir.
Madde hükmü gereğince, nihai tüketicilerin satın aldıkları mal ya da hizmetler
sonrası fatura, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, yazar kasa fişi,
giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespiti halinde, nihai
tüketicilere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/2. maddesinde belirtilen
cezanın(180.-TL’nin) beşte biri kadar (36.-TL) özel
usulsüzlük cezası kesilecektir. Nihai tüketicilere söz konusu
cezanın uygulanabilmesi için, adı geçen belgelerin alınmadığına ilişkin
tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi
incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya yetkilidir. Ceza uygulamasında,
belge alınmadığına ilişkin tespit tutanağının, belge almayan nihai tüketiciye
verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçmektedir.

Alışveriş/Hizmet
Sonrası Fatura, Yazar Kasa Fişi, Serbest Meslek Makbuzu vb Almak Neden
Önemlidir?

Bilinçli tüketiciler
olarak, sorumlu birer vatandaş olarak, her alışveriş sonrası belge istemek ve
almak en temel vatandaşlık görevimizdir. Bu görev, hem ülkemizin vergi
gelirleri ve geleceği açısından hem de temel tüketici haklarımızı kullanma açısından
büyük önem taşımaktadır. Satın alınan mal ya da hizmet sonrası alınan fatura,
serbest meslek makbuzu, yazar kasa fişi ve perakende satış fişi gibi yasal
belgeler, bir malı satın aldığımızı/bir hizmetten yararlandığımızı, ayrıca, bir
malı nereden (hangi İşyerinden) satın aldığımızı/bir hizmetten nereden (hangi
işletmeden)yararlandığımızı ispatlayan en önemli yasal vesikalardır. 

Tüketicilerin alışveriş/hizmet
sonrası ayıplı mal ya da hizmetle karşılaşmaları halinde, 4077 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince İl ya da İlçe Tüketici Hakem
heyetlerine başvuru hakları veya Tüketici Mahkemelerinde dava açma hakları
bulunmaktadır.

4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanunun 22 nci maddesinde belirlenen usule göre Türkiye
İstatistik Kurumu tarafından bildirilen Üretici Fiyatları Endeksinde meydana
gelen ortalama % 12,58 (oniki virgül ellisekiz) oranında artış esas alınarak
01.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;

a) 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin beş ve altıncı fıkrasındaki
tüketici sorunları hakem heyetlerinin kararlarının bağlayıcı olacağına ilişkin
üst veya tüketici mahkemelerinde delil olacağına ilişkin alt parasal sınır 1.161,67
TL,

b) 1/8/2003 tarihli ve
25186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri
Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, büyükşehir statüsünde
bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla
görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 3.032,65 TL, olarak
tespit edilmiştir. Bu tutar, aynı zamanda İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine
yapılacak başvurularda, 2012 yılı için belirlenen üst parasal tutar sınırı
olmaktadır.

Tüketicilerimizin, Tüketici
Hakem Heyetlerine başvurmaları veya Tüketici Mahkemelerinde dava açmaları aşamasında,
anlaşmazlığa konu ayıplı mal ve hizmetin
hangi tarihte, kimden, hangi işletmeden satın alındığının ispatı büyük önem
taşımaktadır. Bu nedenle, alışveriş sonrası alınacak fatura ya da yazar kasa
fişi (veya diğer yasal belgeler), 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki
Kanun kapsamında kullanılabilecek, yasal tüketici haklarımız açısından büyük önem
taşımaktadır. 

Fatura, Yazar
Kasa Fişi, Serbest Meslek Makbuzu vb Belgeleri Düzenlemeyen İşletmeleri Nerelere
İhbar ve Şikâyette Bulunabiliriz?

İstanbul İli’nde alışveriş
sonrası belge düzenlemeyen işyerleri hakkında, İstanbul Vergi Dairesi
Başkanlığı’nın www.ivdb.gov.tr
isimli internet adresine ve 189 numaralı
telefon hattına ihbar ve şikâyette bulunmak mümkündür. Türkiye genelinde ise, Gelir
İdaresi Başkanlığı’nın 444
0 189 numaralı telefon hattına ihbar ve şikâyette bulunulmaktadır.

Tüketicilerimizi
İlgilendiren Diğer Bazı Parasal Tutar ve Oranlar

-Kira geliri elde edenler
için, mesken kira gelirlerine uygulanan istisna tutarı 2012 yılında elde
edilen kira gelirleri için 3.000.-TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar, 2011 yılı
için 2.800.-TL’dir.

-2012 yılında mirasçılara
uygulanacak istisna tutarı (veraset ve intikal vergisinden müstesna
tutulacak tutar), menkul ve gayrimenkul mallardan (borçlar düşüldükten sonra),
evlatlıklar da dahil olmak üzere füruğ (altsoy yani bir kimsenin çocukları,
onların çocukları, onların da çocukları) ve eşten her birine isabet eden miras
hissesinin 130.589.- TL'sidir. Füruğ bulunmaması halinde, eşe isabet eden miras
hissesinin 2012 yılında, 261.336.- TL'si veraset ve intikal vergisinden
müstesna tutulacak. Bağış, hediye ve ödüllerin, 2012 yılında 3.010.- TL'si
vergiden müstesna tutuluyor.

 -2012
yılında, vergi borcunu vadesinde ödemeyenlere, vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı yüzde 1.40 “gecikme zammı” uygulanacak. Ay
kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesaplanacak. 

 -Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri
hariç) maktu olarak alınması hükme bağlanan vergi tutarı, 2012 yılı için 37,00.-TL
olarak uygulanacaktır.

 -Telsiz harçları, 3293 sayılı Yasa’nın 7. maddesi gereğince yürürlükten
kaldırılmıştır. 

-Mobil telefon aboneliğinde ödenen BTK
Ruhsat Ücreti; 2012
yılı için 14,56.-TL olarak uygulanacaktır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Kullanım
Ücreti (her yıl için) abone başına 2012 yılı için 14,56.-TL olarak
uygulanacaktır. 

-Mobil telefon
hizmetlerinde Katma Değer Vergisi: Tesis İşlem, Sair İşlem, aylık sabit, görüşme ve gecikme faizi
ücretlerinin toplamı üzerinden %18 Katma Değer Vergisi uygulanır

 -Gayrimenkul alan ve satanlar, 2012 yılında (gayrimenkulün gerçek
satış bedeli üzerinden) ayrı ayrı binde 16.5'er oranında “tapu harcı”
ödeyecekler.

 -59 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel
Tebliği gereğince; 2011 Yılı ve Önceki
Yıllarda Mükellef Olanların 2012 Yılına Ait Emlak Vergi Değerlerinin Hesabı: Bu
mükelleflerin bina, arsa ve arazilerinin 2012 yılı vergi değerleri, 2011 yılı
vergi değerlerinin bu yıla ait yeniden değerleme oranı olan 10,26 (on virgül
yirmi altı) oranında artırılması suretiyle bulunacak tutarlar olacaktır. 2012 Yılı İtibarıyla Mükellef Olacakların
Emlak Vergi Değerlerinin Tespiti: Mükellefiyeti 2012 yılında başlayanların,
mükellefiyetleri ile ilgili bina, arsa ve arazi vergisi tarhiyatına esas
alınacak vergi değerinin hesabında; takdir komisyonlarınca 2009 yılında takdir
edilen ve 2010 yılında uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim
değerleri; 401 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(5) ile 2010 yılına
ait belirlenen yeniden değerleme oranının yarısı olan (%7,7/2=) % 3,85 (üç
virgül seksenbeş) nispetinde artırılması suretiyle bulunacak 2011 yılı
değerinin, bu yıla ait yeniden değerleme oranı olan % 10,26 (on yirmi altı)
nispetinde artırılmak suretiyle dikkate alınacaktır.

-2012 Yılında Geçerli
Olacak Olan Asgari Ücret Tutarları


 
  
  

Dönemi01.01.2012-30.06.201201.07.2012-31.12.2012Günlük/AylıkGünlükAylıkGünlükAylık16  yaşından büyük işçiler29,55886,5031,35940,5016  yaşından küçük işçiler25,35760,5026,85805,50
 




 


Tüketicilerimize, bilinçli
ve belgeli alışverişler diler, güzel günler dileriz. Saygılarımızla.

Levent
KÜÇÜK

Tüketiciler
DerneğiVergi Komisyonu Başkanı



</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=822</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>BASIN AÇIKLAMASI - TÜKETİCİLER “GÜVENLİ GIDALAR” TÜKETMEK İSTİYOR!</title><description>BASIN AÇIKLAMASITÜKETİCİLER “GÜVENLİ GIDALAR” TÜKETMEK İSTİYOR!GÜN GEÇMİYORKİ TEMEL GIDA MADDELERİYLE İLGİLİ TÜKETİCİ SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN “YENİ BİR HABER” GÜNDEMİMİZE GİRMEZSİN! DÜN “SÜTTEKİ ZEHİRLİ ANTİBİYOTİK” ORANI!BUGÜN “GDO’LU YEMLERLE “BESLENEN KANSER YAPAN TAVUK ETİ”!TÜKETİCİNİN HER GEÇEN GÜN “GIDA GÜVENLİĞİ “KAVRAMI ZEDELENİYORŞİMDİ SORUYORUZ?TÜKETİCİ NE YAPSIN? NELERLE BESLENSİN?, NE GİBİ ÖNLEMLER ALSIN?TÜKETİCİLERİN SAĞLIĞININ KORUNMASI,GÜVENLİ GIDAYA ULAŞMASI,… VE DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ ..GİBİ EVRENSEL HAKLARINI HATIRLATARAK TOPLUMDA “GIDALARLA İLGİLİ BİLGİ KİRLİLİĞİ TÜKETİCİNİN KAFASINI KARIŞTIRIYOR, KURUMLARA GÜVENİNİ SARSIYORTÜM BU YAŞANANLARDAN TÜKETİCİ “GERÇEKTEN MADUR.SAYIN BAKAN; TÜDER OLARAK TÜM TÜKETİCİLER ADINA SİZDEN “KAFA KARIŞIKLIĞIMIZI GİREDECEK” AÇIKLAMALAR BEKLİYORUZ.AYŞE CENGİZBESLENME UZMANITÜDER GIDA KOMİSYONU ADINA</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=820</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>BASIN AÇIKLAMASI - TÜKETİCİLER “GÜVENLİ GIDALAR” TÜKETMEK İSTİYOR!</title><description>BASIN AÇIKLAMASITÜKETİCİLER “GÜVENLİ GIDALAR” TÜKETMEK İSTİYOR!GÜN GEÇMİYORKİ TEMEL GIDA MADDELERİYLE İLGİLİ TÜKETİCİ SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN “YENİ BİR HABER” GÜNDEMİMİZE GİRMEZSİN! DÜN “SÜTTEKİ ZEHİRLİ ANTİBİYOTİK” ORANI!BUGÜN “GDO’LU YEMLERLE “BESLENEN KANSER YAPAN TAVUK ETİ”!TÜKETİCİNİN HER GEÇEN GÜN “GIDA GÜVENLİĞİ “KAVRAMI ZEDELENİYORŞİMDİ SORUYORUZ?TÜKETİCİ NE YAPSIN? NELERLE BESLENSİN?, NE GİBİ ÖNLEMLER ALSIN?TÜKETİCİLERİN SAĞLIĞININ KORUNMASI,GÜVENLİ GIDAYA ULAŞMASI,… VE DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ ..GİBİ EVRENSEL HAKLARINI HATIRLATARAK TOPLUMDA “GIDALARLA İLGİLİ BİLGİ KİRLİLİĞİ TÜKETİCİNİN KAFASINI KARIŞTIRIYOR, KURUMLARA GÜVENİNİ SARSIYORTÜM BU YAŞANANLARDAN TÜKETİCİ “GERÇEKTEN MADUR.SAYIN BAKAN; TÜDER OLARAK TÜM TÜKETİCİLER ADINA SİZDEN “KAFA KARIŞIKLIĞIMIZI GİREDECEK” AÇIKLAMALAR BEKLİYORUZ.AYŞE CENGİZBESLENME UZMANITÜDER GIDA KOMİSYONU ADINA</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=819</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>KIŞ AYLARINDA NASIL BESLENELİM? Ayşe Cengiz (Beslenme Uzmanı) - Gıda komisyonu Üyesi</title><description>Bu mevsim de insan organizmasında da bazı değişiklikler olmaktadır. Kısaca sıralayacak olursak;Hava sıcaklıklarının düşmesine bağlı olarak su tüketme isteğimiz azalır.Enerjisi yüksek gıdaları tüketme isteğimiz artar.Vücut ısımızı korumak için daha koyu renkli kalın giysiler giyeriz.Havaların yağmurlu, bulutlu olması “hareketlerimizi” kısıtlar, yani daha az yürürüz.Gıda alış verişi yönünden yaz mevsimine göre meyve ve sebze seçeneklerimiz daha azalır. Bu mevsimde “bilinçli bir tüketici” turfanda meyve sebze seçmek yerine mevsim sebze ve meyvelerini seçmelidir. Örneğin; soğuk algınlığına karşın “turunç meyveler(portakal, limon, greyfurt, mandalina…gibi) ve lahana, taze soğan, pırasa, karnabahar gibi kışlık sebzeleri seçmelidir.Bilinmelidir ki; mevsiminde üretilen sebze ve meyveler “besin öğeleri “ içerikleri daha zengindir.Meyve ve sebze gibi kısa ömürlü ve çabuk bozulan gıdalar alırken öncelikle günlük semt pazarları tercih edilmeli veya az miktarlarda günlük alınmalıdır. Bilinmelidir ki kısa ömürlü bu yiyecekler fazla miktarlarda alınıp buzdolabında 3-4 gün bekletilse de besin öğeleri içerikleri azalır.Pazardan aldığımız sebze- meyve evde nasıl muhafaza edilmelidir?Pazar veya marketten aldığımız sebzeler ve meyveler evdeki buzdolabına konulurken poşetleri değiştirilmeli ( şeffaf buz dolap poşetleri) tekrar gözden geçirilerek ezilmiş, parçalanmış olanlar ayıklanmalıdır.Salata hazırlanmış olarak açıkta oda ısısında bekletilmemeli , aksi halde “C vitamini oda ısısında okside olup kaybolur. Bizde sadece sebzenin posasını yemiş oluruz.Yine evlerimizde çok sıklıkla tüketilen makarnaların haşlama suyu dökülmemelidir. Tahıl gurubu gıdalardan olan makarnanın içeriğinde “B vitaminleri” oldukça yoğundur. Ancak bu vitaminler “suda eriyen” vitamin gurubuna girer. Eğer bolsuda makarnayı haşlayıp suyunu dökersek sadece makarnanın nişasta kısmını yemiş oluruz. Makarnalar tıpkı bulgur pilavı gibi suyu çektirilerek pişirilmelidir.Aynı şekilde kuru baklagiller de ayıklanıp, yıkanıp 6-7 saat ıslatıldıktan sonra direkt pişirilmelidir. Haşlanıp suyu dökülmemelidir.Kışın kendinize çocuklarınıza “taze meyvesuyu içirmek yerine meyvenin kendisini tüketiniz. Böylece “sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi olan “posa/lif/fiber..den doğru yararlanmış olursunuz.Unutmayınız; posası düşük bir beslenme modeli “kalın barsak kanserlerinin” en büyük davetiyesidir. Ve ülkemizde bu durum oldukça sık görülmektedir. Yeri gelmişken belirtelim;Kalın barsak kanserlerinden korunmak İçin; günlük beslenme de;Bol posalı beslenmek,Düzenli yeterli su içmekDüzenli hareket etmek,Hazır gıdalar tüketmemek,Fast food türü beslenmemek…. KALIN BARSAK KANSERLERİNİ ÖNLER.. Ayşe CengizBeslenme uzmanıTÜDER gıda komisyonu </description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=818</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Tüketiciler Derneği (TÜDER), Bahçeşehir Temsilciliği “Obezite Etkinliği” </title><description>

Sağlık Bakanlığı’nın, Türk toplumunun sağlığı için büyük
tehdit olan ve Türkiye ekonomisi için ciddi yük getiren, gittikçe artan
“Obezite” konusunda, başlattığı kampanyaya destek veren Tüketiciler Derneği, Gıda Komisyonu Başkanı, Beslenme Uzmanı Ayşe
Cengiz, özellikle ilköğretim okullarında farkındalık yaratmak, dengeli
beslenmeyi öğretmek konusunda bir
çalışma başlatmıştır.Bu çalışmanın ilkini İstanbul/Bahçeşehir Koleji İlköğretim okulunda
uygulamıştır.

Öğrencilerin yaş ortalamasını da
göz önüne alarak 3 gurub oluşturmuş ( 1.2.3. sınıflar, 4.5.6.sınıflar ve
7A.7B.7C) her guruba 4’er haftalık “
Sağlıklı Dengeli Beslenme Gıda- Hijyen” konulu bir seminer programı
düzenlemiştir.

Seminerleri” öncesinde
öğrencilere “Nasıl beslendikleri” konusunda 20 soruluk bir anket uygulanmıştır.
Öğrencilerden alınan samimi cevaplar,
beslenme, gıda seçimi ve öğün düzeni konusundaki bilgilerinin
eksikliği/yetersizliği saptanmıştır.

Aynı anket 7. Sınıflara 4. Seminerin sonunda bir kez daha uygulanmıştır.

Bu bağlamda, elde edilen sonuçları
toplumla ve medyayla paylaşmak, “Obezite” konusunda “Farkındalık yaratmak”
adına; 

18 Ocak 2011, saat 10:30- 12:00 arası Bahçeşehir Koleji İlköğretim Konferans Salonunda
yapılacaktır.

Değerli Basın Mensuplarının konuya
duyarlılık göstermelerini ve toplantımıza katılmalarını saygılarımızla bekliyoruz.

Ayşe Cengiz 


TÜDER, YönetimKurulu
Üyesi

Bahçeşehir Temsilcisi

</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=817</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Döviz cinsinden kredi kullananlar dava açsın...</title><description>16 Aralık 2011 / 16:36Döviz cinsinden kredi kullandıkları için mağdur olan tüketiciler, değişen koşullar nedeniyle 'uyarlama davası' açabilir.Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, döviz cinsinden kredi kullandıkları için mağdur olan tüketicilerle ilgili olarak, ''Tüketici, değişen bu olağanüstü koşullar nedeniyle Tüketici Mahkemesi'nde 'uyarlama davası' açabilir'' ifadesini kullandı.Yılmaz, yazılı açıklamasında, bankaların, 2006 ve 2008 yılları arasında tüketicileri düşük faizli ve yatay seyreden Japon Yeni ve İsviçre Frangı cinsinden kredi kullanımına teşvik ettiklerini hatırlattı.2008 yılının ikinci yarısında yaşanan ekonomik krizin, döviz cinsinden borçlanan tüketiciyi ciddi şekilde mağdur ettiğini ve BDDK'dan bu mağduriyete bir çözüm bulunmasını istediğini anlatan Yılmaz, Denizli'de bir yerel mahkemenin dövizzede lehine verdiği kararın, mağdur durumdaki tüketicilerde bir umut ışığı doğurduğuna dikkati çekti.Tüketicinin, yasal haklarını bilmediği için koşullar ne olursa olsun bu borcu ödemek zorunda olduğunu düşünerek ödemelerini yaptığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:''Tüketici, değişen bu olağanüstü koşullar nedeniyle Tüketici Mahkemesi'nde 'uyarlama davası' açabilir. Ancak bazı bankaların, ileride karşılaşılacak her türlü riski kurum adına güvence altına almak adına sözleşmelerine, kriz dönemlerinde tüketicinin 'uyarlama davası' talebiyle dava açamayacaklarına dair şart koydukları konusunda şikâyetler almaktayız. Sözleşmelere konulan bu tür şartlar 'haksız şart' olup Tüketici Yasası'nın 6. maddesinin 2.fıkrasına göre, 'taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu ve her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar' tüketici için bağlayıcı değildir.''Olağanüstü koşullardan sadece tüketicinin zarar gördüğünü, kurun yükselmesinden zarar gören tüketicinin, kurun düşüşünden ise yarar görmediğini vurgulayan Yılmaz, ''Oysa riskin de taraflar arasında paylaşılması gerekir.Tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan bu durum nedeniyle tüketici, mutlaka 'hâkim müdahalesini' talep etmelidir'' görüşünü kaydettiİzmir’de bir bankadan kredi kullanan tüketici, parayı erken ödedi. Tüketici, ödeme sırasında sözleşmenin bir maddesindeki haksız şart nedeniyle fazla para ödediğini iddia ederek dava açtı. Mahkeme davayı reddedince dosya Yargıtay’a gitti.Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, mahkeme kararını bozarak, kurdaki artışın banka lehine işlemesine karşın kurdaki düşüşten tüketicinin yararlanmamasını haksız kazanç diye değerlendirdi.‘Haksız şart niteliğinde...’Tarafların kredi sözleşmesinin 7. maddesinde, “Kredinin dövize endeksli olması halinde TL ödemede, geri ödeme planında USD/Euro olarak belirtilen taksit tutarının bankanın ödeme anındaki döviz satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı kullanılır.Ancak kredi taksit ve ana para ödemelerindeki, bankamız efektif veya döviz satış kurunun kredinin kullandırıldığı tarihteki kurdan düşük olması halinde kredinin ilk kullandırıldığı kur dikkate alınacak” hükmü olduğuna işaret edilen kararda, “Kurda artış banka lehine iken, kurda düşüklükten tüketicinin yararlandırılmaması haksız şart niteliğinde. Sözleşmenin bu hükmü davacıyı bağlamaz” denildi.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=816</link><pubDate>Tue, 10 Jan 2012 16:25:45 GMT</pubDate><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Döviz cinsinden kredi kullananlar dava açsın...</title><description>16 Aralık 2011 / 16:36Döviz cinsinden kredi kullandıkları için mağdur olan tüketiciler, değişen koşullar nedeniyle 'uyarlama davası' açabilir.Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, döviz cinsinden kredi kullandıkları için mağdur olan tüketicilerle ilgili olarak, ''Tüketici, değişen bu olağanüstü koşullar nedeniyle Tüketici Mahkemesi'nde 'uyarlama davası' açabilir'' ifadesini kullandı.Yılmaz, yazılı açıklamasında, bankaların, 2006 ve 2008 yılları arasında tüketicileri düşük faizli ve yatay seyreden Japon Yeni ve İsviçre Frangı cinsinden kredi kullanımına teşvik ettiklerini hatırlattı.2008 yılının ikinci yarısında yaşanan ekonomik krizin, döviz cinsinden borçlanan tüketiciyi ciddi şekilde mağdur ettiğini ve BDDK'dan bu mağduriyete bir çözüm bulunmasını istediğini anlatan Yılmaz, Denizli'de bir yerel mahkemenin dövizzede lehine verdiği kararın, mağdur durumdaki tüketicilerde bir umut ışığı doğurduğuna dikkati çekti.Tüketicinin, yasal haklarını bilmediği için koşullar ne olursa olsun bu borcu ödemek zorunda olduğunu düşünerek ödemelerini yaptığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:''Tüketici, değişen bu olağanüstü koşullar nedeniyle Tüketici Mahkemesi'nde 'uyarlama davası' açabilir. Ancak bazı bankaların, ileride karşılaşılacak her türlü riski kurum adına güvence altına almak adına sözleşmelerine, kriz dönemlerinde tüketicinin 'uyarlama davası' talebiyle dava açamayacaklarına dair şart koydukları konusunda şikâyetler almaktayız. Sözleşmelere konulan bu tür şartlar 'haksız şart' olup Tüketici Yasası'nın 6. maddesinin 2.fıkrasına göre, 'taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu ve her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar' tüketici için bağlayıcı değildir.''Olağanüstü koşullardan sadece tüketicinin zarar gördüğünü, kurun yükselmesinden zarar gören tüketicinin, kurun düşüşünden ise yarar görmediğini vurgulayan Yılmaz, ''Oysa riskin de taraflar arasında paylaşılması gerekir.Tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan bu durum nedeniyle tüketici, mutlaka 'hâkim müdahalesini' talep etmelidir'' görüşünü kaydettiİzmir’de bir bankadan kredi kullanan tüketici, parayı erken ödedi. Tüketici, ödeme sırasında sözleşmenin bir maddesindeki haksız şart nedeniyle fazla para ödediğini iddia ederek dava açtı. Mahkeme davayı reddedince dosya Yargıtay’a gitti.Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, mahkeme kararını bozarak, kurdaki artışın banka lehine işlemesine karşın kurdaki düşüşten tüketicinin yararlanmamasını haksız kazanç diye değerlendirdi.‘Haksız şart niteliğinde...’Tarafların kredi sözleşmesinin 7. maddesinde, “Kredinin dövize endeksli olması halinde TL ödemede, geri ödeme planında USD/Euro olarak belirtilen taksit tutarının bankanın ödeme anındaki döviz satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı kullanılır.Ancak kredi taksit ve ana para ödemelerindeki, bankamız efektif veya döviz satış kurunun kredinin kullandırıldığı tarihteki kurdan düşük olması halinde kredinin ilk kullandırıldığı kur dikkate alınacak” hükmü olduğuna işaret edilen kararda, “Kurda artış banka lehine iken, kurda düşüklükten tüketicinin yararlandırılmaması haksız şart niteliğinde. Sözleşmenin bu hükmü davacıyı bağlamaz” denildi.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=815</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>CHP BANKA MAĞDURİYETİ YAŞAYAN TÜKETİCİLERE DESTEK ÇIKTI</title><description>CHP İzmir Milletvekilleri Alaattin Yüksel ve Mustafa Moroğlu’nun TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde, bankaların kredi kartı ve mevduat hesabı sahiplerinden, kanunlara aykırı şekilde hazırlanan sözleşmelere dayanarak kredi kartı ücreti, kart aidatı, yıllık ücret ve hesap işletim ücreti gibi adlar altında ödeme talep etmemesi, kredi kartları- mevduat hesaplarından alınan yıllık ücretlerin kaldırılması ve hesaplardan kesinti yapılmaması teklifi verildi. CHP’nin soru önergesine yanıt veren Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankaların “Kredi Kartı Ücret ve Komisyonları” adı altında 2009 yılında 4.542.294 bin TL; 2010 yılında 4.398.138 bin TL ve 2011 yılının ilk 6 ayında 2.485.255 bin TL gelir elde ettiğini açıkladı. CHP İzmir Milletvekilleri Alaattin Yüksel ve Mustafa Moroğlu Ancak bu teklife “ tüketicilerden habersiz hesap açılması, sigorta ettirilmesi gibi” haksızlıklar da eklenerek daha teklifin daha geniş kapsamlı çıkarılması için Tüketiciler Derneği sonuna kadar bu teklifin arkasında olacak ve destek verecektir. Teklifin gerekçesinde, Tüketici Hakem Heyetleri ve Mahkemelerin bu tür ücretlerin haksız olduğu ve iade edilmesi gerektiği yönünde binlerce kararı olduğu belirtilirken, bankaların itiraz etmeyen vatandaşlardan bu ücretleri almaya devam ettiği, itiraz edip parasını geri alanlardan dahi sonraki yıllarda aynı kesintinin yapıldığı vurgulandı.Bankaların müşterileriyle yaptıkları sözleşmelere, Türk Ticaret Kanunundaki bazı ifadelere ve en önemlisi kanunlarda açık bir yasak olmamasına dayanarak, hesap işletim ücreti, kredi kartı aidatı gibi kesintiler yaptığı belirtilen teklifin gerekçesinde, “ÖTV ve benzeri ağır vergiler altında ezilen halkımız, enerji, telekomünikasyon, belediye hizmetleri gibi alanların yanında bir de, 2011 itibariyle neredeyse yılda 5 milyar lirayı bulan kredi kartı ücreti ödemektedir. Bütün bu ücret ve kesintilerin getirdiği yük artık halkımızın kaldıramayacağı bir acımasızlık boyutuna varmıştır” görüşüne yer verildi.Gerekçede Anayasa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Banka ve Kredi Kartları Kanununda banka müşterilerini koruyucu hükümlerin bulunduğu fakat gerektiği gibi uygulanmadığı savunularak, “Anayasa ve kanunlar iyi niyetli bir şekilde uygulansa halkımızın cebinden yılda 5 milyar liraya yakın para haksız bir şekilde bankalara aktarılmayacaktır” denildi.Kanun teklifiyle Tüketici Hakem Heyetleri ve Mahkemelerin söz konusu kararlarının genel bir kural haline getirilmesinin amaçlandığı belirtilirken, “Böylece hem işleyiş Anayasa ve kanunlarla uyumlu hale gelecek; hem de ağır vergiler, enflasyon ve diğer haksız ücretler nedeniyle yoksulluğu her geçen gün katlanarak artan halkımızın korunmasını sağlanacaktır” ifadelerine yer verildi.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=814</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>BASIN AÇIKLAMASI - 444’lü Numaralar ve Tüketici Mağduriyetleri</title><description>BASIN AÇIKLAMASI06 Ocak 2012444’lü Numaralar ve Tüketici MağduriyetleriBTK'nın 5 Şubat 2011’de aldığı kararla GSM’den aranan '444' ile başlayan özel servis numaraları tavan fiyat üzerinden ücretli hale getirilmiştir. Ekonominin zayıf tarafı tüketicilerin hak ve menfaatlerini korumakla görevli olan BTK, tüketicileri mağdur eden böyle bir kararı alarak birçok alanda 444'lü numaraları sıkça kullanan tüketicileri  adeta cezalandırmıştır. BTK’ nın  bu kararı aradan geçen 11 aya rağmen adeta şikayet bombardımanı yağdıran tüketicileri tuzağa düşüren bir karar olmaya devam etmektedir. Toplumsal anlamda “tüketicinin danışması ve bilgilendirilmesi” amacıyla kullanılan, Numaralandırma Yönetmeliği EK A1 Madde 5 (1)  c fıkrası “bilgi ve danışma numaraları” kapsamında olan 444 XXXX özel servis numaralarını, Tarifeler Yönetmeliği, Madde 6 (1) c fıkrasında belirtildiği gibi “tarifelerin maliyet esaslı yönteme göre onaylanması” esasına dayanarak ücretlendirilmelidir (bu bağlamda, sabit hatta sonlandırılan 444’lü aramaların maliyeti vergiler dahil dakikası 3,50 krş. olan arabağlantı ücretinin 10 katından bile fazla olan 40 krş. olmamalıdır). “444” Numaralandırma Yönetmeliğinde "Bilgi ve danışma numaraları" olarak belirtilmesine rağmen ücretlendirme yapısı TTAŞ’nin tekeline bırakılmıştır. Yıllar içinde tüketici tarafından “bilgi ve danışma numarası” olarak kabul edilen 444'lü numaralara GSM üzerinden erişim, GSM işletmecileri için avantaja çevrilerek "900" lü hatlar gibi yüksek karlı tavan tarifeden ücretlendirilmesine olanak  sağlamaktadır.  Bu bağlamda; her üç operatörün web sayfalarına bakıldığında şu bilgilere ulaşılmaktadır: Turkcell ve AVEA 444 ile başlayan özel servis numaralarını dakkikası 40 krş. üzerinden ücretlendirmektedir; Vodafone  doğru uygulama getirerek çözüm üretmiş ve 444'lü aramaları talep edilen formata getirdiğini şöyle belirtmiştir: VODAFONE : 444 ile başlayan 7 haneli Müşteri Hizmetleri numaraları Sabit hat arama yönü üzerinden ücretlendirilir (Vodafone hattınızdan çevrilen, 444 ile başlayan diğer müşteri hizmetleri numaraları ve 0850 ile başlayan numaralar arama başı ücretlendirme kapsamında olmayıp, sabit hat arama yönü üzerinden ücretlendirilir. Faturasız hatlardan yapılan aramalar ilgili tarifede geçerli olan sabit hat (PSTN) ücreti ile ücretlendirilir. Faturalı hatlarda ise, eğer tarifenin sabit hat (PSTN) yönüne doğru toplu dakikaları var ise yapılan arama paket dahilinde değerlendirilir, aksi durumda ilgili tarifede geçerli olan sabit hat ücretleri ile ücretlendirilmektedir).  Aynı şekilde; BTK'nın 27271 numaralı, 27 Haziran 2009 tarihli NUMARALANDIRMA YÖNETMELİĞİNDE (Hizmet türüne göre mevcut numara grupları MADDE 5 - (Değişik: 4/5/2011 tarihli ve 27924 sayılı RG) değişiklik yaptığı halde 444'lü numaralarla ilgili güncelleme yapmadığı için BTK'nın Şubat 2011’de çıkarttığı Kurul Kararı geçerli olacağı varsayımıyla Turkcell ve AVEA GSM kullanıcısını mağdur etmeye devam etmektedirler.BU ÖNEMLİ SORUN YAŞANIRKEN ASLINDA TELSİZ OLMAYAN CEP TELEFONLARINDAN ALINAN TELSİZ KULLANIM ÜCRETİNE bu yılda SESSİZCE %10.26 zam yapılmasıdır.!!! 2010 yılında Telsiz kullanım ücreti : 12,26 TL iken, 2011’de %7.7 zamla Telsiz kullanım ücreti 13,20 TL’ye, 2012’de ise %10.26 zamla Telsiz kullanım ücreti 14,56 TL’ye yükseltilmiştir... BU NEDENLE; BİZ TÜDER OLARAK FACEBOOK ve TWİTTER’da  imza kampanyası başlatıyor ve  ücretsiz 800’lü bilgi ve danışma numarası yerine Tüketiciyi 444’lü çağrı merkezlerine yönlendiren kurum ve kuruluşları, 444’lü aramaları tavan tarifeden ücretlendiren TURKCELL ve AVEA’yı , tüketicinin sömürülmesine göz yuman BTK’yı ve GSM frekans ve teknolojisinin toplumsan kullanıma (harmonizasyon) uyumlaştırılmasının eksik yapılmasından dolayı alınan TELSİZ KULLANIM ÜCRETİNİ ve YAPILAN % 10, 26 lık zammı protesto ediyor, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nı ve hükümeti GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!  TÜDER                                                                                                                    TELEKOMÜNİKASYON KOMİSYONU BAŞKANI                                                    GENEL BAŞKANArzu Alpagut                                                                                                   Ali  Kenan Kır</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=813</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>BASIN AÇIKLAMASI - 444’lü Numaralar ve Tüketici Mağduriyetleri</title><description>BASIN AÇIKLAMASI06 Ocak 2012444’lü Numaralar ve Tüketici MağduriyetleriBTK'nın 5 Şubat 2011’de aldığı kararla GSM’den aranan '444' ile başlayan özel servis numaraları tavan fiyat üzerinden ücretli hale getirilmiştir. Ekonominin zayıf tarafı tüketicilerin hak ve menfaatlerini korumakla görevli olan BTK, tüketicileri mağdur eden böyle bir kararı alarak birçok alanda 444'lü numaraları sıkça kullanan tüketicileri adeta cezalandırmıştır. BTK’ nın bu kararı aradan geçen 11 aya rağmen adeta şikayet bombardımanı yağdıran tüketicileri tuzağa düşüren bir karar olmaya devam etmektedir.Toplumsal anlamda “tüketicinin danışması ve bilgilendirilmesi” amacıyla kullanılan, Numaralandırma Yönetmeliği EK A1 Madde 5 (1) c fıkrası “bilgi ve danışma numaraları” kapsamında olan 444 XXXX özel servis numaralarını, Tarifeler Yönetmeliği, Madde 6 (1) c fıkrasında belirtildiği gibi “tarifelerin maliyet esaslı yönteme göre onaylanması” esasına dayanarak ücretlendirilmelidir (bu bağlamda, sabit hatta sonlandırılan 444’lü aramaların maliyeti vergiler dahil dakikası 3,50 krş. olan arabağlantı ücretinin 10 katından bile fazla olan 40 krş. olmamalıdır). “444” Numaralandırma Yönetmeliğinde "Bilgi ve danışma numaraları" olarak belirtilmesine rağmen ücretlendirme yapısı TTAŞ’nin tekeline bırakılmıştır. Yıllar içinde tüketici tarafından “bilgi ve danışma numarası” olarak kabul edilen 444'lü numaralara GSM üzerinden erişim, GSM işletmecileri için avantaja çevrilerek "900" lü hatlar gibi yüksek karlı tavan tarifeden ücretlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda; her üç operatörün web sayfalarına bakıldığında şu bilgilere ulaşılmaktadır:Turkcell ve AVEA 444 ile başlayan özel servis numaralarını dakkikası 40 krş. üzerinden ücretlendirmektedir; Vodafone doğru uygulama getirerek çözüm üretmiş ve 444'lü aramaları talep edilen formata getirdiğini şöyle belirtmiştir:VODAFONE : 444 ile başlayan 7 haneli Müşteri Hizmetleri numaraları Sabit hat arama yönü üzerinden ücretlendirilir (Vodafone hattınızdan çevrilen, 444 ile başlayan diğer müşteri hizmetleri numaraları ve 0850 ile başlayan numaralar arama başı ücretlendirme kapsamında olmayıp, sabit hat arama yönü üzerinden ücretlendirilir. Faturasız hatlardan yapılan aramalar ilgili tarifede geçerli olan sabit hat (PSTN) ücreti ile ücretlendirilir. Faturalı hatlarda ise, eğer tarifenin sabit hat (PSTN) yönüne doğru toplu dakikaları var ise yapılan arama paket dahilinde değerlendirilir, aksi durumda ilgili tarifede geçerli olan sabit hat ücretleri ile ücretlendirilmektedir).Aynı şekilde; BTK'nın 27271 numaralı, 27 Haziran 2009 tarihli NUMARALANDIRMA YÖNETMELİĞİNDE (Hizmet türüne göre mevcut numara grupları MADDE 5 - (Değişik: 4/5/2011 tarihli ve 27924 sayılı RG) değişiklik yaptığı halde 444'lü numaralarla ilgili güncelleme yapmadığı için BTK'nın Şubat 2011’de çıkarttığı Kurul Kararı geçerli olacağı varsayımıyla Turkcell ve AVEA GSM kullanıcısını mağdur etmeye devam etmektedirler.BU ÖNEMLİ SORUN YAŞANIRKEN ASLINDA TELSİZ OLMAYAN CEP TELEFONLARINDAN ALINAN TELSİZ KULLANIM ÜCRETİNE bu yılda SESSİZCE %10.26 zam yapılmasıdır.!!!2010 yılında Telsiz kullanım ücreti : 12,26 TL iken, 2011’de %7.7 zamla Telsiz kullanım ücreti 13,20 TL’ye, 2012’de ise %10.26 zamla Telsiz kullanım ücreti 14,56 TL’ye yükseltilmiştir...BU NEDENLE; BİZ TÜDER OLARAK FACEBOOK ve TWİTTER’da imza kampanyası başlatıyor ve ücretsiz 800’lü bilgi ve danışma numarası yerine Tüketiciyi 444’lü çağrı merkezlerine yönlendiren kurum ve kuruluşları, 444’lü aramaları tavan tarifeden ücretlendiren TURKCELL ve AVEA’yı , tüketicinin sömürülmesine göz yuman BTK’yı ve GSM frekans ve teknolojisinin toplumsan kullanıma (harmonizasyon) uyumlaştırılmasının eksik yapılmasından dolayı alınan TELSİZ KULLANIM ÜCRETİNİ ve YAPILAN % 10, 26 lık zammı protesto ediyor, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nı ve hükümeti GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!TÜDER TELEKOMÜNİKASYON KOMİSYONU BAŞKANI GENEL BAŞKANArzu Alpagut Ali Kenan Kır</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=812</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>2010 Faaliyet Raporu</title><description /><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=811</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Engin BAŞARAN - Onursal Başkan</title><description>İNDİRİMLİ SATIŞLAR BİLMECESİ Türkiye’de tüketiciler arasında FİYATA KARŞI duyarlılık çok fazladır. Bu duyarlılık indirim dönemlerinde çok daha fazla artmaktadır. MÜŞTERİ ODAKLI SATIŞ YAPAN SATICILAR, bu gerçekler ışığında, doğru bir fiyatlandırma ve paralelinde de doğru bir İNDİRİM yaparak hem para hem de müşteri kazanmaktadırlar.İndirim duyuruları; insertlerde, vitrinlerde, afişlerde yapılmakta ve indirimlerin miktarı vb.etiketlerde belirtilmektedir. Konu ile ilgili yasal düzenlemeler, 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda yapılmış bulunmaktadır. YASAL DÜZENLEMELERE GÖRE; Perakende satışa arzedilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine KOLAYLIKLA GÖRÜLEBİLİR; OKUNABİLİR ŞEKİLDE O MALLA İLGİLİ TÜM VERGİLER DAHİL FİYAT, ÜRETİM YERİ VE AYIRICI ÖZELLİKLERİNİ BELİRTEN ETİKET KONULMASI ZORUNLUDUR! AYRICA SATIŞ FİYATININ “Türk Lirası” veya “TL” olarak etiketlerde yazılması zorunludur.Ancak yasa yapmaktaki becerimiz, uygulamada henüz gerçekleşmemiş olduğundan gerek duyurularda, gerek reklamlarda ve gerekse etiket uygulamalarında ciddi eksiklikler bulunmaktadır.Bu durum İNDİRİM dönemlerinde daha çok ortaya çıkmakta ve ciddi tüketici mağduriyetlerine neden olmaktadır.Örneğin; nedeni belirtilmeyen gıda ürünü indirimlerinde, son kullanım tarihine yakın ürünlerden stok alan tüketiciler veya indirimli aldığını sanıp ilk  fiyatıyla aldığını sanan tüketiciler mağdur olmakta, ciddi güven bunalımı yaşamaktadırlar.Yasalardan önce, etik kurallar çerçevesinde ve MÜŞTERİYE SAYGI bağlamında indirimin ne için yapıldığı da  açıkça belirtilmelidir.Tüketici için ETİKET “GÜVEN” demektir. Bu nedenledir ki BİLİNÇLİ TÜKETİCİLER ETİKETİ OLMAYAN YERLERDEN ASLA ALIŞVERİŞ yapmazlar.Özellikle % 60’a, % 70’e varan indirim duyuruları, ciddi bir güven sorunu yaratmakta, binlerce ürün arasından yalnızca iki üç üründe % 70 indirimin olması, tüketicide HAYAL KIRIKLIĞI yaratmakta ve güven sorunu yaşanmaktadır. Bir nev’i OLTA SATIŞI gibi tüketici kendini aldatılmış saymaktadır. Bu nedenle akıllı satıcılar, NET VE DOĞRU mesajlar vererek müşterilerine duydukları saygıyı KAZANCA çevirmektedirler.İndirimli dönemlerde;*Etiketlerde önce ilk fiyat gerçekçi bir şekilde yazılmalı, * Sonra indirim fiyatı yazılmalı ve etiket yaşlı bir tüketicinin de kolaylıkla göreceği boyutta ve şekilde ürün üstüne ve vitrine koyulmalıdır. * İndirimin sebebi de doğru bir şekilde  açıklanmalıdır. Etiket  yalnızca yasal bir zorunluluk olmaktan öte evrensel bir tüketici hakkı olan “BİLGİLENDİRME” ile müşteriye gösterilen saygı ve güven unsurudur. Sattığı ürünün kalitesine güvenen ve kalitesine uygun fiyatı belirleyen DOĞRU BİR SATICI, hem ürününün üzerine hem de VİTRİNE etiketini TAM koyar. Bilir ki ne kadar yoğun rekabet olursa olsun sağ duyulu Türk Tüketicisi kalite ve fiyat ilişkisini iyi bilir ve doğru seçme hakkını iyi kullanır.Bilindiği gibi büyük miktardaki İNDİRİM süreleri (Mevsim sonu)yasalarla belirlenmiştir. Bunun dışındastokları eritme amaçlı indirimler, yaşam süresi dolan ürün indirimleri, tasfiye satışları ve gıdalarda son kullanma tarihine yaklaşan ürünlerdeki indirimler her zaman yapılabilmektedir. İndirimli satışlarda tüketicinin de bilinçli, araştırıcı, kalite ve fiyat karşılaştırıcı olması zorunluluğu vardır. Bilinçli tüketici, akılcı tercih ve bilinçli seçimle hem kendini koruyacak, hem dürüst satıcıyı  koruyup kollayacaktır.Bilinmesi gereken bir gerçek de İNDİRİMLİ ÜRÜNLERDE DE tüketicinin değişim veya para iadesi isteme hakkı vardır; ancak DEFOLU OLAN ve etiketinde de “DEFOLU” olduğu yazılması zorunlu durumlarda tüketicinin bu hakları yoktur. Bir takım satıcıların “İNDİRİMLİ ÜRÜNLERDE DEĞİŞİM YOKTUR” ifadesi doğru değildir. Yeter ki tüketicinin elinde fiş, fatura, kredi kartı ekstresi gibi bir belge olsun!</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=809</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Ayşe Cengiz (Beslenme Uzmanı) - Gıda komisyonu Üyesi</title><description>OKULLAR AÇILIYOR, "OBEZİTE"YE DİKKAT! 
2011- 2012 Eğitim- Öğretim yılı 19 Eylül 2011, Pazartesi günü başlamaktadır.Milyonlarca öğrenci ailelerinden ayrılmakta, beslenmelerinin büyük bir bölümünü okullarda gerçekleştirmektedirler.Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de obez sayısı 20 milyona yaklaşmaktadır. Avrupa’nın en obez ülkesi maalesef Türkiye’dir ve obezite ne yazık ki çocukluk yaşlarından itibaren başlamaktadır. Obez bir kişinin obezite tedavi masrafı da en az 800 dolar olmakta ve ülkeye ciddi ekonomik bir yük yüklemektedir.Bu gerçekler ışığında; obezitenin en büyük sebebinin dengesiz beslenme - aşırı fast food olduğu ve bu sorunun çözümünün de aile ve okullarda başlaması gerektiği göz ardı edilmemelidir. 
Beslenmenin de bir eğitim ve bilinç olması nedeniyle aile ve okullarda “Obez” konusuna dikkatlerin çekilmesi, bu konuda farkındalık-duyarlılık yaratılması, bilinç oluşturulması kaçınılmazdır.Bu bağlamda, aile ve okul yönetimlerine büyük görevler düşmektedir.Sağlık Bakanlığı kampanyasını destekleyen ve bir paydaş olarak görev alan Tüketiciler Derneği (TÜDER) Gıda Komisyonu olarak öğrenci ailelerine ve okul yöneticilerine önerilerimiz olacaktır.Şöyle ki;Aileler ; öncelikle “Obezite”nin ne kadar ciddi bir sağlık sorunu olduğunu bilmeli , yaşam kaliteleri için evde, dışarıda ve okulda çocukların beslenmelerine özel dikkat sarfedilmelidir. 
- Bunun için: Çocuklara düzenli öğünlerde beslenme alışkanlığı kazandırılmalı ( Günde en az üç ana öğün , üç ara öğün ) ve besin çeşitliliğine önem verilmelidir. - Fast food türü ( bol yağlı, tuzlu,katkı maddeli, karbonhidratlı)beslenmeden uzak tutulmalıdır.- Mevsiminde üretilen sebze ve meyvelerden, geleneksel yemeklerden yaralanılmalıdır.- Hazır, işlenmiş, gazlı yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.- Okulda kantinler ve yemekhaneler gözlenmeli, okul yönetimlerine dilekler rahatça iletilebilmeli ve gereğinde sorgulanabilmelidir.- Beslenme çantaları evde hazırlanmalıdır.- Beslenme içerikli reklamlar konusunda çocuklar uyarılmalıdır.-Dengeli beslenmenin yanı sıra çocuklara “Hareket ve spor” alışkanlığı kazandırılmalıdır.Okullarda;- Okul ders müfredatında “ bBlinçli beslenme, sağlıklı çevre, diş bakımı ve genel sağlık..”gibi konulara yer verilmeli;- Okul kantinlerinde şekerli, bol yağlı, bol katkı maddeli , gazlı yiyecek ve içecekler satılmamalı;- Kantin raflarında “mevsim meyveleri, süt, yoğurt ve ayran … gibi gıdalara yer verilmelidir.- Yemek saatlerinde “kantinler” kapalı tutulmalıdır.- Okul yemek hizmetinin sağlıklı, yeterli- dengeli olması için okul yönetimleri beslenme uzmanlarının bilgi ve deneyiminden yararlanarak gerekli düzenlemeleri ve önlemleri almalıdırlar.- Öğretmenlerin ve velilerin gıda – beslenme bilgisini artırmaya yönelik belirli periyotlarla “seminerler “ düzenlenmelidir.
Ayşe Cengiz (Beslenme Uzmanı) Gıda komisyonu Üyesi 
</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=808</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>VAN'DAKİ DEPREMZEDE İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNE TÜDER'DEN YARDIM!</title><description>

Tüketiciler Derneği üyeleri,
kendi aralarında Van'daki depremzede ilköğretim öğrencilerine yardım
için 27 Aralık 2011, Salı günü6 koli defter, kitap, çeşitli
kırtasiye malzemelerini  VANLILAR nakliye şirketiyle göndermiştir.



Van Vali Yardımcısı Sayın Zafer
Coşkun alınan bilgiler doğrultusunda yardım "Şemsi Bey İlköğretim
öğrencilerine" aynı okulun Müdürü Nurdan Zorer Gündoğdu tarafından
dağıtılacaktır.



Alınan bilgiler doğrultusunda
öğrencilerin soğuk kış şartlarında BOT ve MONT'a ihtıyaçları olduğu tesbit
edilmiştir.

Tüketiciler Derneği olarak bu konuda
her tür öneriye açık olduğumuzu bildirir, yardımları ulaştıran VANLILAR NAKLİYE
ŞİRKETİNE teşekkür ederiz.

</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=807</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>HAKEM HEYETİ KARARLARI</title><description /><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=806</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>YARGITAY KARARLARI</title><description /><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=805</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>KANUNLAR</title><description /><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=804</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Haklarımızı Biliyor muyuz?</title><description>HAKLARIMIZI BİLİYOR MUYUZ ? Elektronik araçlarda garanti süresi en az iki yıldır.Kredi Kartlarından hiç bir ad altında komisyon alınamaz. Bozulan elektronik aletlerinizi mutlaka yetkili servislere götürünüz.Aletleri yetkili servise bırakırken de alırken de belge isteyiniz. Sözleşmeleri dikkatlice okuyunuz. Okuyup anlamadığınız hiçbir şeyi imzalamayınız. Dilekçe verirken sayı ve tarih isteyiniz. Satın alınan her ürünün fiş veya faturasını mutlaka alınız ve saklayınız. Bir sorun yaşadığınızda ancak o belgelerle tüketici haklarından yararlanabilirsiniz. Kredi Kartı borçlarınızın tamamını son ödeme tarihinde ödeyiniz. Kredi Kartı numaranızı kimseye vermeyiniz. Onarımlı siparişlerde mutlaka sözleşme yapınız ve en ince ayrıntılarına kadar yazınız. Onarımlı işlerde paranın tamamını önceden vermeyiniz.Gezip görmeden fiyat ve kalite karşılaştırması yapmadan alışveriş yapmayınız. Hemen ilk gördüğünüzü satın almayınız; aç ve yorgunken alışveriş yapmayınız. Alışverişe çıkmadan bir ihtiyaç listesi yapınız. Çocuklarınıza bütçe yapmasını ve tasarrufu öğretiniz. Doğal beslenmeye dikkat ediniz. Meyve ve sebzeyi mevsiminde tüketiniz. Taze ve ekolojik (sertrifikalı)sebzeyi; gazlı, konsantre içecekler yerine taze sıkılmış meyve sularını ve en az katkı maddesi olan ürünleri seçiniz. Cep telefonu konuşmalarınızı en aza indiriniz. Geceleri kapayarak oda dışında bırakınız. Televizyonunuzu kırmızı ‘stand’ tuşunda bırakmayınız.* TÜRKÇE KULLANIM KILAVUZUTürkçe kullanım kılavuzu olmayan bir ürün satın aldınız ve özelliklerini öğrenmek için kullanım kılavuzuna göz atmak istediniz. Ancak kılavuzun birçok dilde yazılmış olduğunu ve içinde Türkçeçevirisinin bulunmadığını gördünüz. Almış olduğunuz yerli ya da ithal malın Türkçe Kullanım Kılavuzu yoksa, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na şikayet ediyorsunuz.* ÖZÜRLÜ MAL ÜZERİNE VEYA KULLANILMIŞ, TAMİR EDİLMİŞ MAL ÜZERİNE KOLAYLIKLA GÖRÜLECEK “ÖZÜRLÜDÜR” işaretini içeren bir etiket konulması zorunludur. Bu durum, tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesinde gösterilir. ( 4. Mad./7 )* Etiket,fiyat ve tarife listelerinde belirlenen fiyat ile kasa arasında fark olması durumunda tüketici lehine olan fiyat üzerinden satış yapılır.* Üzerinde “NUMUNEDİR”veya “SATILIK DEĞİLDİR” ibaresi bulunmayan bir malın; satışından kaçınılmaz. Satılmadığı halde satılmış gibi gösteremez. ( 5. Mad/1 )* Taksitli ve kampanyalı satışlarda, sözleşmenin bir örneği tüketiciye verilmek ve üzerinde şu bilgiler olmak zorundadır. ( 6. Mad/3) ( 7. Mad./3)Mal veya hizmetin peşin satış fiyatı. Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek toplam satış fiyatı. Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve gecikme faizi oranı ödeme planı. * KAPIDAN SATIŞLARDA 7gün içinde cayma cayma bildiren tüketicinin her tür belgesi 10 gün içinde tüketiciye iade edilmek ve 20 gün içinde geri alınmak zorundadır. (8. Mad/2)* Tüketici kredilerinde sözleşmenin bir örneği tüketiciye verilmek zorundadır ve sözleşmede ön görülen kredi şartları sözleşme süreci içinde tüketici aleyhine değiştirilemez. ( 10 Mad/ 1 )Sözleşmede şunlar aranır:* Faizin hesaplandığı yıllık oran,* Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,* Tüketici kredisi planı,* Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,* İstenecek teminatlar,* Gecikme faiz oranı,* Borçlunun temerrüde düşmesinin yasal sonuçları,Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar.* Etiket ve tarife bulundurmama. ( 12 Mad/1.2 )* Bu etiketlerde MALIN ÜRETİM YERİ, CİNSİ, SATIŞ FİYATI bulunmalıdır. Satış fiyatlarının Türk Lirası veya YTL ile yazılması zorunludur. İndirime giren mallarda indirimden önceki satış fiyatıyla birlikte gösterilmesi zorunludur. ( Mad. 12 )* Garanti süresi en az iki yıldır ve garanti belgesi verilmemesi, garanti kapsamndaki ürün tamirinden ücret alınması ( 13 Mad/ 1.2)* Yeterli servis istasyonu kullanmak ve en az 10 yıllık yedek parça bulundurmak zorundadır. ( 15 Mad/ 1)* Zararlı ve tehlikeli malların üzerine açıklayıcı bilgiler yazılmak zorundadır. ( 18 Mad.)TATİLE Mİ ÇIKIYORSUNUZ ?Tercihinizi yapacağınız tatil paketine ait gazete ilanı ve broşürü saklayın. Tatil broşürleri genellikle ilan ve reklamdan çok daha ayrıntılıdır.Broşürdeki tüm bilgiler seyahat acentası tarafından doğruluğu garanti edilmiş bilgilerdir. Siz, seyahat acentası yetkilisine tatil tercihlerinizi belirtin ve onun bu konudaki fikrini alın. Kitlesel paket tatillerin dışında, size özel, istediğiniz gibi bir organizasyon yapılabilir. Broşür ile belirtilen unsurlar dışında bir tatile karar kıldı iseniz, ya da size broşür bilgileri dışında başkaca bilgiler verildi ise, bunları yazılı olarak isteyin.Sözleşmenin bir kopyasını isteyiniz ve yanınızda bulundurunuz. Sözleşme şartlarını iyi okuyun ve buna göre davranın. Unutmayın ki özellikle grup seyahatler bir ya da bir kaç kişinin mazeret ya da istemlerine göre değiştirilemezler.Tatilinizi seçtiniz ve rezervasyonunuzu yaptırdınız. Ödediğiniz bedel karşılığı bir makbuz aldınız. Bu makbuzun yanı sıra size rezervasyonunuzu belirten, içinde ulaşım, konaklama tarihleri ve şekilleri belirtilen bir başka belge daha verilecektir. Bu belgeye “Voucher” denir. Kimi zaman bu belgede sadece konaklama bilgileri yer alır. Size yazılı olarak vaat edilenlerin yerine getirilmemesi veya sizden kaynaklanmayan bir sorun yaşadıysanız bir tüketici olarak haklarınızı arayabilirsiniz.Paket tur sözleşmeleri’nde şu bilgileri aranacak bilgiler:Madde 5- Paket tur başlamadan önce, paket tur sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur.Sözleşmede;a) özleşme taraflarının, isim, unvan, açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri,b) Hareket, dönüş tarihi ve saatleri ile kesintiler dahil paket turun süresi,c) Paket tur sırasındaki duraklama yerleri ve nakil bağlantıları dahil turun güzergahı, ulaşım araçlarının cinsi, konaklama yeri ve sınıfı, bunların süreleri, yemek öğün sayısı, varsa rehber ve ücretli ile paket tura dahil diğer hizmetlere ilişkin bilgiler,d) Paket tur öncesi ve paket tur sırasındaki fesih koşulları,e) Seyahat acentasının kusuru veya sözleşmeye kısmen ya da tamamen uymaması hallerinde ödeyeceği tazminat ile ödenmiş olan paranın iadesine ilişkin bir taahhüt,f) Mücbir sebep sayılan haller ve bu hallerde tarafların hak ve sorumlulukları,g) Paket turun Türk Lirası olarak vergiler dahil fiyatı ve ödeme şekli,h) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış fiyatı,i) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirtilen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,j) Peşinat tutarı,k) Ödeme Planı,l) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları, yer alır.Fiyat DeğişiklikleriMadde 6-Sözleşmede öngörülen fiyat ve koşullar değiştirilemez. Ancak, liman ve havaalanına iniş vergileri gibi harç, vergi ve ücretler ile döviz kurlarından kaynaklanan fiyat değişikliklerine bu hüküm uygulanmaz.Seyahat acentası, paket turdan önce yukarıda verilen nedenlerle meydana gelen fiyat artışını tüketiciye derhal bildirir. Bu durumda tüketici herhangi bir tazminat ödemeden sözleşmeden dönme hakkını kullanır ya da değişiklikleri ve fiyat üzerindeki etkisini açıkça belirten ek sözleşmeyi kabul eder. Tüketici sözleşmeden döndüğü takdirde; seyahat acentasının kendisine ikame bir paket tur sunabilmesi halinde eşdeğerde bir başka paket tur alma ya da sözleşme kapsamında ödemiş olduğu tüm bedeli 10 gün içinde geri alarak sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabilir.Sözleşmenin DevriMadde 7- Tüketici, paket tura devam etmesinin mümkün olmaması durumunda, hareketten en az 7 gün önce seyahat acentasına niyetini bildirerek rezervasyonunu, paket tur açısından geçerli tüm koşulları yerine getiren bir üçüncü kişiye devredebilir. Bu durumda, paket turu devreden ve devralan, sözleşmeye taraf seyahat acentasına karşı, bakiye tutarın ve söz konusu devirden doğan tüm ilave masrafların ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar.Seyahat Acentasının Sözleşmeyi FeshetmesiMadde 8- Seyahat acentasının sözleşmeyi feshetmesi halinde tüketici uğradığı zarar oranında tazminat hakkına sahip olur. Ayrıca, seyahat acentası, tüketicinin o üne kadar yaptığı tüm ödemeleri ve tüketiciyi borç altına sokan tüm belgeleri 10 gün içinde tüketiciye iade eder.Sözleşmenin feshi, kayıt edilen tüketici sayısının, paket turun düzenlenmesi için gerekli olan sayıya ulaşmaması ve bu durumun bir fesih sebebi olduğunun sözleşmede yer alması ya da seyahat acentası gerekli tüm özeni göstermiş olmasına rağmen, mücbir sebeplerden kaynaklanması halinde tüketicinin tazmin hakkı doğmaz.SorumlulukMadde 9- Sözleşmeye taraf seyahat acentası sözleşmeden doğan yükümlülüklerin gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı sorumludur. Ancak sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi tüketicinin kusuruna veya mücbir bir sebebe dayanıyorsa, seyahat acentası sorumlu tutulamaz.Paket tur sırasında, seyahat acentasının sözleşmenin esaslı unsurunu oluşturan hizmetlerden bir veya birkaçını sağlamaması ya da sağlamayacağının anlaşılması durumunda; seyahat acentası, paket turun devam etmesi için tüketiciye ilave maliyet getirmeyen eşdeğerde alternatif düzenlemeler yapar ve sözleşmede yer alan hizmetler ile sunulan hizmetler arasındaki farkı tazmin eder.Söz konusu düzenlemeleri yapmak mümkün değilse, ya da bunlar haklı nedenlerle tüketici tarafından kabul edilmez ise; seyahat acentası tüketicinin hareket yerine veya kabul edeceği herhangi bir dönüş noktasına geri dönmesi için eşdeğerde ulaşım imkanı sağlar. Tüketicinin yaptığı tüm ödemeleri 10 gün içinde iade eder ve gerekli hallerde tüketicinin zararını tazmin eder.Sorumsuzluk KaydıMadde 10- Sözleşme metninde veya müstakil herhangi bir belgede tüketicinin bu Yönetmelikte yer alan haklarını kullanmaktan feragat ettiğine dair veya seyahat acentasının bu Yönetmelikten kaynaklanan yükümlülüklerini sınırlayan veya ortadan kaldıran kayıtlar geçersizdir.BildirimMadde 11- Tüketici, sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi halini, hizmetin ifa edilmesi gerektiği ya da ifa edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ilgili hizmet sağlayıcısına ve seyahat acentasına bildirmek zorundadır.Tanıtım BroşürüMadde 12- Seyahat acentası, paket tur hakkında bilgi isteyen tüketiciye tanıtım amaçlı bir broşür vermek zorundadır. Broşürün içerdiği hususlar, seyahat acentası için bağlayıcıdır. Söz konusu özelliklerde yapılacak değişiklikler ancak broşürde açıkça belirtilmek ve sözleşme akdedilmeden önce tüketiciye bildirilmek şartıyla, sözleşme akdedildikten sonra ise tarafların açık mutabakatı ile değiştirilebilir.Bu broşürde;a) Vergiler dahil fiyat ve ödeme koşulları,b) Gidilecek yer ve ulaşım biçimi,c) Kalınacak yerin özellikleri,d) Yemek ve gezi planı,e) Paket tur programı,f) Uluslararası seyahatlerde pasaport ve vize koşulları,g) Seyahat acentasının, paket tura katılacak tüketici sayısının yeterli olmadığıdurumda paket turun iptalini tüketiciye bildireceği en son tarih, gösterilir.Bu broşürdeki bilgilere ek olarak seyahat acentası tüketiciye sözleşme akdedilmeden önce yazılı olarak aşağıdaki hususları içeren konularda bilgi verir.a) Seyahat acentasının yerel temsilcisinin adı, adresi ve telefon numarası ile bunların bulunmaması halinde tüketicinin zor durumda kaldığında başvurabileceği yerel irtibat noktasının adı, adresi ve telefon numarası,b) Varsa ara durakların zamanı, yeri ve ulaştırma bağlantıları ile yolcu tarafından kullanılacak ulaşım aracının özellikleri,c) Reşit olmayan kişilerin yurt dışında yolculuğu veya yurt dışında kalmaları halinde, tüketici veya tüketicinin kaldığı yerle doğrudan teması sağlayacak bilgiler,d) Tüketici tarafından iptal masraflarını ya da kaza veya hastalık halinde ülkesine geri gönderilme de dahil olmak üzere yardım masraflarını teminat altına alacak, isteğe bağlı bir sigorta sözleşmesi yapılmasıyla ilgili bilgiler. Haklarını bilerek paket tur satın alan tüketiciler, yaşayacakları olumsuzlukları daha baştan en aza indirebilir ve kendilerinden kaynaklanmayan olumsuzluklarda da şu taleplerde bulunabilirler.1. Sözleşmeden dönme.2. Bedel iadesi3. Bedel indirimi4. Gereğinde tazminat4822 SAYILI KANUN İLE DEĞİŞİK 4077 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’A GÖRE YASAL HAKLARIMIZ:DAHA ÇAĞDAŞ, DAHA YÜKSEK BİR YAŞAM KALİTESİ İÇİN; HAKLARINI ÖĞREN, HAKLARINI ARA VE ÖRGÜTLÜ OLARAK ÇÖZÜMLERE KATIL. UNUTULMAMALIDIR Kİ ÇOĞU KEZ “HAKLAR VERİLMEZ, ALINIR”. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un, değişen ve gelişen koşullarda, yeniden düzenlenmesi sonucunda kazanılmışTÜKETİCİ HAKLARI ŞUNLARDIR:AYIPLI MAL VE AYIPLI HİZMET (Madde 4-Madde 4/A)Açık bir ayıplı mal veya hizmet satın alan bir tüketici; MALIN TESLİMİNDEN İTİBAREN OTUZ GÜN içinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür ve şunları talep edebilir;1. Para iadesi2. Değiştirme hizmetin yeniden görülmesi3. Ayıp oranında bedel indirimi4. Ücretsiz onarım5. TazminatAYIPLI MAL’dan; imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acenta, ithalatçı, kredi veren müteselliden sorumludur.Mal ve hizmette ayıp daha sonra ortaya çıkmışsa malın tüketiciye tesliminden veya hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zaman aşımına tabidir. Ayıplı mal ve hizmetlereden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler üç yıllık zaman aşımına tabidir. Mal veya hizmetin ayıbı satıcı ve sağlayıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zaman aşımı süresinden yararlanılamaz.NOT 1: satışa sunulan ayıplı malın etiketinin ve satış belgesinin üzerinde “Özürlüdür” ibaresi bulundurmak zorunludur.NOT 2: Üzerinde numunedir “satılık değildir” ibaresi bulunmayan bir mal tedbir edilmesi halinde veya hizmet sağlamada haklı bir sebep olmaması halinde satıştan kaçınılamaz.DEĞİŞTİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜa. Tüketici tarafından satın alınmasından itibaren 1 yıl içerisinde, aynı arızayı ikiden fazla yenilemesi veya farklı arızaların dörtten fazla ortaya çıkması sonucu, maldan yararlanamamasının süreklilik göstermesi,b. Onarım için gereken azami 30 iş günü süresinin aşılması,c. Firmanın servis istasyonunun düzenleyeceği raporla arızanın onarılamayacağının belirlenmesi, durumlarında tüketici malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebilir. Satıcı bu talebi reddedemez.HAKSIZ SÖZLEŞME KOŞULLARI (Madde 6)Taraflardan birini tüketicinin oluşturdugu her tür sözleşmede yer alan haksiz şartlar tüketici için baglayici degildir. Haksiz sözleşme şartlari geçersizdir.TAKSİTLE SATIŞ (Madde 6/A)Satıcı tüketiciye vaadettiği taksit koşullarının yazılı olarak sözleşmede yer almasını sağlamak ve sözleşmenin bir nüshasını da tüketiciye vermekle yükümlüdür.NOT: Sözleşmeden ayri olarak kiymetli evrak niteliginde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayri ayri olacak şekilde ve sadece nama yazili olarak düzenlenir.Tüketici borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir ve bir veya birden fazla taksit ödemesinde bulunmuş gün indirimi yapılır.Satıcı taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünü ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak satıcının bütün edimlerin ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin BİRBİRİNİ İZLEYEN EN AZ İKİ TAKSİDİ ÖDEME TEMERRÜDE DÜŞMESİ VE ÖDENMEYEN TAKSİT TOPLAMINI SATIŞ BEDELİNİN BİRDEN AZ OLMASI HALİNDE KULLANILABİLİR.Bunun için satıcı, tüketiciye en az bir hafta süre vermelidir. Sözleşme şartlari tüketici aleyhine hiçbir şekilde degiştirilemez.Taksitle satış sözleşmesinde bulunması gereken asgari koşulları:* Tüketicinin satıcının ve sağlayıcının isim, ünvan, açık adresi ve erişme bilgileri,* Vergiler dahil TL olarak peşin satiş fiyati,* Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek TL olarak toplam satış fiyatı,* Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran akdi faiz oranının %50 fazlasını geçmemek üzere gecikme faiz oranı,* Peşinat tutari,* Ödeme planı,* Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçlari,DEVRE TATİL (Madde 6/B)En az üç yıl süre için yapılan ve bu süre içinde yılda bir haftadan az olmayacak şekilde belirlenmiş bir dönemde bir veya daha fazla sayıdaki taşınmanın kullanım hakkının devrimi taahhüdünü içeren yazılı sözleşme veya sözleşmeler grubudur. Sözleşmenin bir nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur.PAKET TUR (Madde 6/C)24 saatten uzun bir süreyi kapsayan, gecelik konaklamayı içeren her şeyin dahil olduğu fiyatlarla satılan turistik hizmetler için düzenlenmiş sözleşmelerdir.KAMPANYALI SATIŞ (Madde 7)Gazete, radyo, Tv ilanı ve benzeri yollarda tüketiciye duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçı kabul edilmesi ve malın veya hizmetin bilahare teslim veya ifa edilmesi suretiyle yapılan satımdır.Üretici firmaların yaptığı kampanyalar hariç, bu satışlar bakanlığın izni ile yapılır.Tüketici kampanyadan ayrılmaya karar verdikten sonra kampanyayı düzenleyen, tüketicinin o ana kadar ödediği tüm bedeli-mal veya hizmetin tüketiciye teslim tarihini geçmemek kaydıyla o davalı yükümlüdür. Kampanyalı satışlarda iki sözleşme yapılması ve birer nüshası da tüketiciye verilmesi zorunludur.Sözleşmede şu bilgiler yer almalidir:* Kampanya bitiş tarihi,* Ayrıca mal ve hizmetin teslim veya yerine getirilme süre ve şekline ilişkin de bir sözleşme yapılması ve şu bilgiler yer almak zorundadır, kisi kararlaştirilmadikça ön ödeme tutari, mal veya hizmetin satiş bedelinin %40 fazla olamaz,* Kampanyalı satışlarda malın teslimi veya hizmetin ifa süresi 12 ayı aşamaz,* Tüketicinin ödemeye ilşkin tüm edimleri yerine getirmesi durumunda, malin teslim yada hizmetin ifasi, ödemenin bitiminden sonra en geç bir ay içinde yapilmak zorundadir.KAPIDAN SATIŞ(Madde 8)Satış yerleri dışında ve değeri 71.164.550 bin lirayı aşan satışlardır. Bu tür satışlarda Bakanlık izni zorunludur ve tüketiciler, malı teslim aldığı veya hizmet sözleşmesini imzaladığı tarihten itibaren yedi gün içinde -hiç bir gerekçe göstermeden ve hiçbir yükümlülük altına girmeden- reddedebilir.Satıcı, bu süre dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez.Sözleşmeler, en az 12 punto siyah koyu harfle yazilmalidir. Tüketicinin kendi el yazisi ile tarih yazdirilarak, bir nüshasi da tüketiciye verilmek zorundadir. Satici veya hizmet saglayici cayma bildiriminin kendisine ulaştigi tarihten itibaren on gün içinde almiş oldugu bedeli, kiymetli evraki ve her tür belgeyi geri vermek ve yirmi gün içinde de mali geri almakla yükümlüdür.NOT: Tüketiciler cayma bildirimini noter kanalıyla veya iadeli-taahhütlü mektupla yaparak, kanıtlayacak belgeyi ellerinde bulundurmalıdırlar.MESAFELİ SÖZLEŞMELER(MADDE 9/A)Yazılı,görsel,telefon ve elektronik ortamda, tüketicilerle karşı karşıya gelmeden yapılan sözleşmelerdir.Satıcı ve sağlayıcı, tüketicinin siparişi kendisine ulaştığı andan itibaren otuz gün içerisinde edimini yerine getirir,ancak yazılı bildirmek kaydıyla on gün uzatabilir. Kapıdan satışlardaki tüm koşullar burda da geçerlidir.TÜKETİCİ KREDİSİ(Madde 10)* Tüketici kredisi sözleşmesi yazili olarak yapilir ve bir nüshasi da tüketiciye verilir. Sözleşmede öngörülen kredi şartlari, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine degiştirilemez.* Sözleşmede şu bilgiler yazilmak zorundadir:* Tüketici kredisi tutarı,* Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,* Faizin hesaplandığı yıllık oran,* Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon, ve diğer masrafların belirtildiği ödeme planı,* İstenecek teminatlar,AKDİ FAİZ ORANININ YÜZDE OTUZ FAZLASINI GEÇMEYECEK GECİKME FAİZ ORANI,Borçlunun temerrüde düşmesinin yasal sonuçlari,Kredinin yabancı para birimi cinsinden kullandırılması durumunda geri ödemeye ilişkin taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında hangi tarihteki kurun dikkate alınacağına ilişkin koşullar.Kredi veren, taksitlerden biri veya birkaçı ödenmediği durumlarda, kalan borcun tümünün ifasını isteme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini yerine getirmesi durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının kredi tutarının en az onda biri olması halinde kullanılabilir. Bunun için tüketiciye en az bir hafta süre verilir ve asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifası istenemez.Tüketici, toplam borcunu veya birden fazla taksiti ödemesi durumunda gerekli faiz ve komisyon indirimi yapılmalıdır.KREDİ VEREN, ÖDEMELERİ KIYMETLİ EVRAKA BAĞLAYAMAZ .Kredi veren,tüketici kredisini, belirli bir marka bir mal ve hizmet için vermişse satilan malin zamaninda veya hiç teslim edilmemesinden tüketiciye karşisatici ile müteselsilen sorumlu olur.KREDİ KARTLARI (Madde 10/A)Kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonunda tüketiciye gönderilen dönemsel hesap özetlerine göre temerrüde uğranması durumunda tüketici kredilerindeki hükümler uygulanır. Kredi kartlarındaki faiz arttırımları 30 gün önceden tüketiciye bildirilmek zorundadır ve arttırılan faiz oranı geriye dönük olarak işletilemez. KREDİ KARTIYLA YAPILAN SATIŞLARDA KOMİSYON YA DA BENZERİ HİÇBİR EK ÖDEME İSTENEMEZ.NOT: Yasaya bir ek madde eklenerek bir yıl geriye dönük olarak temerrüde düşmüş veya icra takibine uğramış tüketiciler, temerrüde düştükleri tarihteki anaparaya yüzde elli ilave ile 12 ay taksitlendirilerek ödeme yapabileceklerdir.SÜRELİ YAYINLAR (Madde 11)Süreli yayın kuruluşları ikinci bir ürun veya hizmeti taahhütleri durumunda yalnızca kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik band veya optik disk gibi kültürel ürünler dışında hiçbir ürün veya hizmet dağıtımı yapamazlar.FİYAT ETİKETİ (Madde 12)Perakende satışa sunulan malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir fiyat,üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması, mümkün olmayan durumlars-da aynı bilgileri içeren listelerin görülebilecek yerlere asılması zorunludur. Etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki farklılık durumunda tüketici lehine olan fiyat geçerli olacaktır.GARANTİ (Madde 13)Garanti süresi en az iki yıldır. Garanti süresi içinde sık sık bozulan ve maldan yararlanamanın sürekli olması durumunda tüketici beş tane olan seçimlik haklarını kullanabilir. Garanti süresi içinde bozulan bir mal için hiç bir ücret talep edilemez. Satıcı, bayi, acenta, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.TANITMA VE KULLANIM KILAVUZU (Madde 14)Yurt içinde üretilen veya ithal edilen her sanayi malı, TÜRKÇE kılavuzla satılmak zorundadır.SATIŞ SONRASI HIZMETLER (Madde 15)Yurt içinde üretilen veya ithal edilen her sanayi malının kullanım ömrü boyunca (Bakanlıkça belirlenir) yeterli teknik personel ve yedek parça bulundurmak zorunluluğu vardır. Tamir süresi en fazla 30 iş günüdür.Karşilaşilan tüketici sorunlarinin çözümü için yasa geregi her il ve ilçe kaymakamliklarinda TÜKETICI SORUNLARI HAKEM HEYETLERI oluşturulmuştur. Satin alim belgesi(fiş, fatura, kredi karti extresi) ve bir dilekçe ile bir milyar yedi yüz elli bin TL altindaki şikayetler Kaymakamliklar’a; üzerindeki şikayetler ise Sanayi ve Ticaret Il Müdürlükleri’ne yapılabilir.NOT: HER TÜR TÜKETİCİ SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ VE DANIŞMANLIĞI İÇİN TÜKETİCİLER DERNEĞİ’Nİ (Merkez: Bakırköy, 0212 543 72 57- 0212 660 47 48 ; bilgi@tuder.net) arayınız ve ÜYE olunuz. Bunun için 18 yaşini geçmiş TC vatandaşi olmanin yaninda, iki fotograf ve yillik 6 YTL yeterlidir.LÜTFEN BIR ÜYE FORMU isteyiniz.ALIŞVERIŞLERIMIZI NASIL YAPALIMA. Alışverişten önce:1. Bir mal veya hizmete yönelmeden önce tespit yapınız.İhtiyaçlarınızı sıraya koyunuz ve en çok ihtiyacınız olan mal veya hizmeti belirleyiniz.2. Bir mal veya hizmeti talep etmeden önce piyasa araştirmasi yapiniz.Serbest piyasa ekonomisi düzeninde ayni mali ayri mekanlarda farkli fiyatlarla bulmak mümkün olmaktadir.3. Markaları karşılaştırınız.Broşür ve reklamların belirttikleriyle yetinmeyiniz.Eş,dost ve tanıdıkların da önerilerine kulak veriniz.B. Alışveriş sırasında:1. Asla fişsiz veya faturasiz alişveriş yapmayiniz. Etiketsiz ürünleri asla almayiniz.Etiket üzerindeki bilgileri dikkatle okuyunuz.Örnegin:Etikette bulaşik makinasinda yikanmaz diye belirtilen ürünün yikanmasi halinde, ugrayacagi zarardan siz sorumlusunuz .2. Alacağınız ürünün etiketindeki katkı maddelerini dikkate alınız.3. Özellikle dayanıklı tüketim mallarında garanti belgesi ve kolay ulaşabileceğiniz servis hizmetlerini arayınız.Garanti belgesini yetkili firmaya imzalatınız.Bu tip ürünlerde CE, TSE veya TSEK damgalarını arayınız.4. Malın üstünde yazan fiyatın dışında nakliye ve servis ücreti adı altında,ek ödemeler yapıp yapmayacağınızı araştırınız,5. Satış sözleşmelerini,özellikle ince ve küçük yazıları,imzalamadan önce dikkatlice okuyunuz.6. Özellikle gıda,ilaç ve kozmetik ürünlerinde son kullanım tarihlerini arayınız.7. Dışarıda ithal yoluyla gelen ve üzerinde Türkçe açıklaması bulunmayan ürünler risk taşırlar.İtibar etmeyiniz.8. Performansı sonradan ortaya çıkacak durumlarda,paranın tamamını ödemeyiniz.(Plastik pencere, Mobilya, Tamir vb.)9. Satıcının her önerdiğini kabul etmeyiniz ve kararı satıcıya bırakmayınız.10. Satıcılara gereksiz yaşam bilgileri (Meslek,eğitim, ekonomik durum)vermeyiniz.11. Bayram öncesi,bayram günleri ve turistik bölgelerde alışveriş en aza indirilmelidir.12. Eşdeger mallar arasindan yerli mallari tercih ediniz,her tür indirimden yararlanmaya çalişiniz.14. Büyük mağazalara girdiğinizde,promosyon yapılan malların listesini görmeden alışverişe başlamayınız.C. Alışverişten sonra:1. Alınan malı,kullanım kılavuzunu iyice okuduktan sonra kullanınız.Hele dayanıklı tüketim mallarında mümkünse ambalajı serviste açıp kullanım şeklini öğreniniz.2. Alınan mal veya hizmet bozuk,eksik veya kusurlu ise hakkınızı önce nezaketle arayınız.Sonuç değişmiyorsa aşağıdaki adreslere başvurunuz.ELEKTRONİK KİRLENMEDEN NASIL KORUNABİLİRİZ:* Evde kullanılan elektrikli aletleri fişte bırakmayınız.* Saç kurutma makinalarını kısa aralıklarla durdurunuz.* Bilgisayar ekranından en az 60cm uzakta durunuz.* TV’nizi açık bırakmayınız. Ekranla aranızda 2 cm aralık bırakınız ve TV’nin arkası dışarıya çevrili olsun *TV’nizi asla kırmızı “STAND” tuşunda bırakmayınız.* Elektrikli battaniyeleri önceden ısıtarak fişi çektikten sonra kullanınız.* Çocuklara, hastalara, hamilelere cep telefonu kullandırmayınız.* Cep telefonunu kılıfıyla ve kulaklıkla az ve öz kullanınız.* Cep telefonunuzun CE damgasına taşımasına dikkat ediniz.* Radyo, TV, vericilerinin, radarların, yüksek gerilim hatlarının ve elektrik santrallerinin yakınlarında ikamet etmeyiniz.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=803</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Av. Ali Rıza ATAER Tüketiciler Derneği Hukuk Komisyonu Başkanı</title><description>KAMPANYALI KONUT SATIŞLARINDA DEVLETİN DENETİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ KAMPANYALI SATIŞLARDA DEVLETİN KAMPANYA İZNİ VERDİĞİ TİCARİ KURULUŞLARI DENETLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHMALİ NEDENİYLE “HİZMET KUSURU”NDAN KAYNAKLANAN KAMPANYALI SATIŞ MAĞDURU KİŞİLERİN (TÜKETİCİLERİN) UĞRADIĞI ZARARLARDAN KİM SORUMLU? DEVLET Mİ? Tüketiciler Derneği’ne son aylarda konut kampanyalarından mağdur olan binlerce tüketici şikayeti gelmektedir. Bu şikayetlerin ortak özellikleri, denetleme kuruluşlarının ihmali nedeniyle, konut alıcılarının uğradığı zararlardır. Bu nedenle de Kampanyalı satışlarda devlet garantisinin olmaması binlerce kampanyalı konut mağdurunu AİHM’ ne taşıyacaktır.Devletin kampanyalı satış izni verdiği şirket ya da kişi faaliyetlerinin kampanyalı satış şartlarına uygun olup olmadığı yönündeki denetim görevini hiç yapmaması ya da yeterince yapmaması sebebiyle doğan hizmet kusurundan kaynaklanan binlerce davanın açılma olasılığı yüksektir.KAMPANYALI SATIŞLARDA TÜKETİCİNİN UĞRADIĞI ZARARLARIN TAZMİNİNDE DEVLETİN GARANTİSİ 2001 YILINDA (Mevduatlarda devletin garantisinin 50.000.-TL ile sınırlanması ile birlikte düzenlenen hükümlerle) KALDIRILMIŞTIR. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve Kampanyalı Satışlara İlişkin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile teminat (kampanya izni verilen şirketlerin sigorta ettirme hali) müessesesi getirilmiştir. Buna göre; Satıcı veya sağlayıcı mal veya hizmeti teslim veya ifa edeceği tarihe kadar olan tüketicinin toplam ödemelerinin karşılığını sigorta ettirmek veya banka teminat mektubu vermek zorundadır. Bu açık hükme rağmen, devlet kampanya izni verdiği kişi ya da şirketleri bu şartı yerine getirip getirmediği hususunda yeterince denetlememiş; bu alandaki sigortanın zorunlu hale getirilmesine ilişkin yasalar da ayrıca yapılmadığından tüketicilerin zarara uğramaları halinde tazmin edilecek tutarların sigortadan ödenebilmesi, kampanya izni verilen kişi/şirketlerin insafına bırakılmıştır. Bu durum, idare hukuku açısından “HİZMET KUSURU” olarak nitelendirilmektedir. Devlet tarafından kampanyalı satış izni verilen ancak denetlenmeyen kişi/şirketlerden Kampanyalı konut satışı mağduru olan binlerce kişi, devlete karşı hizmet kusuru sebebiyle dava açmak için beklemektedirler. Gerek 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun (ve ilgili yasal mevzuatta) gerekse yeni tüketici kanunu tasarısında bu hususta devletin tüketicilerin zararlarını tazmin yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeler bulunmamaktadır. BM tarafından kabul edilen ve evrensel kabul görmüş, Türkiye’nin tarafı da olduğu Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesinde yer bulan TÜKETİCİLERİN ZARAR GÖRMEMELERİ; ZARAR GÖRMELERİ HALİNDE ise UĞRADIKLARI ZARARLARIN TAZMİN EDİLMESİ GEREKTİĞİ temel ilkesinin, Kampanyalı Satışların Mağduru Olanlar açısından da uygulanması gerekmektedir.Bu bağlamda, yasa yapıcıların ve uygulayıcıların ivedilikle konuyu gündeme alarak, “tüketicilerin zarar görmemeleri; zarar görmeleri halinde ise uğradıkları zararların muhakkak tazmin edilmesi gerektiği” temel ilkesi gereği adımlar atması ve mağdur insanların devlete güven duygularının örselenmesine izin vermemeleri gerekmektedir.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=802</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>EMEĞE, EMEKLİLERE, VATANDAŞA SAYGI!!!</title><description>EMEĞE, EMEKLİLERE, VATANDAŞA SAYGI!!!LÜKS MAKAM OTOMOBİLLERİ, KORUMALAR, ÖZEL DANIŞMANLAR, MAAŞLARA KIYAK ZAMLAR !“KULLARIN” VEKİLLERİNE;AĞIR VERGİLER, VERGİLERİN VERGİLERİ, YOKSULLUK BU ÜLKENİN “KUL” LARINA !YENİ YIL, YENİ UMUTLARLA GELSİN; KULLAR “VATANDAŞ”,KULLARIN VEKİLLERİ “ADİL, PAYLAŞIMCI, SORUMLU VE DUYARLI” OLSUN !</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=799</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>  OKULLARDA 'OBEZİTE' YE DİKKAT!</title><description>
Bu yıl yöneticilerin dikkatini “obezite tehlikesine” çekmek istiyoruz. Obezite yani şişmanlık modern dünyanın ve ülkemizin çocuk, genç ve yetişkinleri de içine alan en önemli “sağlık” sorunudur.
Bu bakımdan Sağlık Bakanlığının 2014 yılına kadar sürecek “ obezite ile mücadele kampanyası” çok önemli bir adım ancak bu çalışmanın toplumun büyük kesimine yaygınlaştırılması ciddi bir organizasyon gerektirmektedir.
Bu kampanyanın kamuoyuna mal olması için STK’larla yapılan iş birliğinin yaygınlaştırılarak genişletilmesinde büyük fayda vardır. 
Günümüzde şişmanlığı tetikleyen birçok neden sayabiliriz, bunlardan bir kaçı;
Hazır gıdaların tüketim sıklığı ve tüketim miktarı,
Ailede “yeterli düzeyde” beslenme bilincinin olmaması,
Bilgisayar, televizyon başında fazlaca zaman geçirilmesi,
Hareketsiz yaşam şekli,
Okullardaki beslenme hizmetlerinde, menü planında ve öğrencilerin eğitilmesinde beslenme uzmanlarının görev almamasını sayabiliriz.
TÜDER Gıda Komisyonu olarak Milli Eğitim Bakanlığına önerilerimizi birkaç başlık adında sıralayacak olursak; 
· Okul ders müfredatında “ bilinçli beslenme, sağlıklı çevre, diş bakımı ve genel sağlık..gibi konulara yer verilmeli;
· Okullarda öğrencilerin “kantinlerde beslenmesi” yerine ” öğün yemeği verilmelidir. Bu uygulamayı “dengeli beslenmenin” ön koşulu olarak görüyoruz.
· Okul yemek hizmetinin sağlıklı, yeterli- dengeli olması için “beslenme uzmanlarının” bilgi ve deneyiminden faydalanılmalıdır.
· Okul kantinlerinde şekerli yiyecek ve içecekler satılmamalı;
· Kantin raflarında “mevsim meyveleri, süt, yoğurt ve ayran ..gibi gıdalara yer verilmelidir.
· Yemek saatlerinde “kantinler kapalı tutulmalıdır.
Öğretmenlerimizin ve velilerimizin gıda – beslenme bilgisini artırmaya yönelik belirli periyotlarla “seminerler “ düzenlenmelidir. Okul larda çocuklara öğün yemeğinin verilmesini “dengeli beslenmenin ön koşulu olarak görüyoruz. </description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=798</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Yrd. Doç. Dr. Uğur ÖZGÖKER</title><description>FRANSIZ MİLLİ MECLİSİNİN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM TASARISINI KABUL ETMESİ VE FRANSA’YA UYGULANACAK EKONOMİK BOYKOT Aralık ayının son haftasında Noel tatiline girmeden hemen önce Fransız Milli Meclisi’nin sözde ermeni soykırımına inkar edenlere ağır para ve hapis cezası getirilmesini öngören tasarıyı 577 sandalyeli Fransız Meclisinde 38 oyla kabul etmesi; Kanuni ( Muhteşem ) Sultan Süleyman’ın Fransız Kralı zavallı Francois’ ı, Fransızların cephede tarih boyunca hep yenileceği ancak dansöz oyunlarıyla ince diplomasiyi kullanarak maalesef masa başında hep kazanmış sayılacağı esir düştüğü Almanlara karşı Kanuni’nin Şarlman’ ı tehdit etmesi sonucu Almanya’da esir tutulduğu hapishaneden kurtarmasıyla başlayan, daha sonra küçük Fransa ülkesine muhteşem Osmanlı İmparatorluğu topraklarında ekonomik imtiyazlar(kapitülasyonlar) tanımasıyla devam eden yaklaşık 500 yıllık Türk – Fransız işbirliği ve dostluğuna nihai darbeyi indirecektir. Fransız Milli Meclisi’nin düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı hatta yasaklayıcı, anti demokratik bu kararı bir meclisin tarih yazması ve tarihçilerin tartışmasına, bilimsel fikir ve çalışmalarını diğer bilim adamları ile paylaşmasına engel olmakla kalmayacak bizim gibi siyasi tarih akademisyenlerini dinlemeden peşin olarak cezalandıracaktır. Ayrıca Voltaire’ lerin, Victor Hugo’ların, Jean Jacques Rousse’ ların Eşitlik-Özgürlük-Kardeşlik teması üzerine inşa edilen 1789 Fransız Devrimi’nin de bütün temel ilke ve felsefesini yok edecektir. Fransa bir yerde 500 yıllık Türk-Fransız işbirliğini dinamitlemekle kalmamakta aynı zamanda kendi tarihini de inkar etmektedir. Fransa’nın 1970-80’lerde Avrupa’da yüzlerce Türk diplomatın ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesini; Paris ve Fransa’nın Lyon, Marsilya gibi büyük şehirlerindeki Türk evleri ve THY ofislerinin Ermeni terör örgütü ASALA tarafından bombalanmasını hiçbir şekilde engellememesi, yakalanan teröristleri hemen serbest bırakması, ASALA teröristlerine lojistik ve enformasyon desteği sağlamaları üzerine Türk – Fransız futbol ve basketbol milli maçlarında atılan ermeni uşağı i..e Fransa sloganları bugün dahi yaşları 50 nin üzerinde olan neslin kulağında çınlamaktadır. Daha bunları unutmadan bu son karar ile Türk kamuoyunda Fransa’ya karşı oluşacak yeni dalga tepkinin etkisinden Sarkozy’nin korkması gerekmektedir. Yoksa bunun faturasını Fransa’da ilkbaharda yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybederek bizzat kendi ödeyeceği gibi ülkesi Fransa’ da ekonomik ve siyasal olarak ağır faturalar ödemeye hazır olmalıdır. Zaten Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005 te başlamasından 1 sene sonra Sarkozy tam üyelikle ilgili 8 müzakere başlığının ( chapter ) açılmasını veto etmeye başlamıştı. Bugün de hala bu başlıklar Sarkozy’nin aptalca inadı yüzünden açılmamaktadır. Aslen Macar Yahudisi olan ve çok büyük ihtimalle kanında Osmanlı akıncılarının genlerini barındıran, Cumhurbaşkanlığına çıkan siyasi kariyeri bu satırların yazarının da babasının NATO’da ki görevi münasebetiyle doğum yeri olan Neuilly-Sur-Seine Belediye Başkanlığından başlayan Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy birkaç ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden aday olacağını ilan etmiştir. Son 6 aydır Fransa’da yapılan kamuoyu yoklamalarında en az sevilen siyasetçi olarak seçilen ve Cumhurbaşkanlığı seçimindeki Sosyalist rakibinin 15 puan arkasında çıkan Sarkozy birkaç yüz bini bulan Ermeni oylarını kazanarak sosyalist rakibi ile arasındaki farkı azaltabilmeyi amaçlamaktadır. Bu yüzden T.C. Başbakanı’na yasa tasarının Meclise gelişini engelleme sözü vermesine rağmen sözünü tutmamış bilakis tasarının meclise gelişini el altından desteklemiştir. Konuyu kendisi ile görüşmek isteyen T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL’ ün 3 gün müddetle ısrarlı telefonlarına çıkmamış, suçunun yüzüne vurulmasından kaçmıştır. Esasen Sarkozy’nin liderliği döneminde Fransa ve AB tarihlerinin en büyük iktisadi sorunlarını yaşamaktadırlar. Sarkozy’nin bir kez daha seçimi kazanması imkansız gibidir. 2011 yılının ilkbaharında Fransa’da yapılan kamuoyu yoklamalarında 2012 ilkbaharında Fransa’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en güçlü aday açık ara ile o tarihte IMF Başkanlığını yürüten Fransız Sosyalist partisinden Cumhurbaşkanı adaylığını resmen açıklayan Mösyö Strauss - Kahn çıkmıştır. Kahn’ ın oy yüzdesi neredeyse Sarkozy’ nin oy yüzdesini ikiye katlamıştı. Ancak bütün dünya medyasının yakından takip ettiği gibi Strauss – Kahn Fransa Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını ilan ettiğinin hemen akabinde daha sonra mahkemece kabul edilen ve TV’lerde de gösterilen bir komployla tutuklanmış, IMF Başkanlığından istifa ettirilmiş ve Fransa Cumhurbaşkanlığı yarışını terk etmek zorunda kalmıştır. Daha sonra olayın Sarkozy’ nin yakın dostu olan ABD Başkanı Barak Hüseyin Obama’ nın bir komplosu olduğu ortaya çıkmış. Kahn kaldığı otelde gayri yasal olarak çalışan ABD’ de oturma ve çalışma izni olmayan Afrikalı bir göçmen kadına ABD derin devleti marifetiyle hapse atılma ve ABD’den çıkartılma tehdidi ile şantaj yapılarak Kahn’ nın kadına cinsel tacizde bulunduğu iddia ettirilmiştir. IMF Başkanı dokunulmazlığı olan bir diplomat ve dünyanın en saygıdeğer uluslararası örgütlerinden birinin başkanı olmasına rağmen hemen kelepçelenerek hakim karşısına geçirilmiş ve derhal tutuklama kararı verilmiş, davanın fotoğraf ve TV çekimleri ABD derin devleti tarafından bütün dünyaya servis edilerek IMF Başkanı ve 1 sene sonrasının Fransız Cumhurbaşkanının uluslararası popülaritesi sıfırlanmıştır. Daha sonra IMF Başkanlığından istifa etmesi ve milyon dolar mertebesinde çok büyük bir meblağ kefalet karşılığı ABD de zorunlu ikamet ve evinde gözaltı karşılığı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır. 2. Mahkemede sürpriz bir gelişme olmuş Afrikalı kaçak göçmen kadın her seferinde başka bir yalan uydurarak tutarsız, birbirleriyle çelişen ve bir öncekini yalanlayan beyanatlarının dürüst ABD savcılarının dikkatini çekmesi sonucu eski IMF Başkanı Kahn’ nın evinde gözaltı kaldırılarak ABD’yi terk etmesine müsaade edilmiştir. Bundan 3 ay sonra da otelin olayın geçtiği iddia edilen günkü video kayıtları çeşitli TV kanallarında gösterilmiş. Hiç böyle bir taciz olayı tespit edilmediği gibi bir yıl sonra Fransa Cumhurbaşkanlığının 1 numaralı adayı ve rakibi mevcut Cumhurbaşkanı Sarkozy’ nin kamuoyu yoklamalarında 2 kat fazla oy çıkan Staruss – Kahn’ nın otel odasından gayet normal bir şekilde çıktığı, resepsiyona kredi kartı ile hesabını ödeyip kapattığı bir taksiye binerek önce kızıyla öğle yemeğine gittiği sonra da Paris’e gitmek üzere havaalanına doğru yola çıktığı görüntülenmiştir. Otel kayıtlarında Kahn’ ın oteli terk ettikten yaklaşık 2 saat sonra yalan iddianın sahibi Afrikalı kaçak göçmen temizlikçi kadının 2 otel güvenlik görevlisi ile hararetli bir şekilde konuştukları daha sonra bu 2 görevlinin otelin bodrumuna inerek sevinç dansları yaptıkları ve telefonla bazı kişilerle görüştükleri otel kayıtlarına takılmıştır. Böylece ABD Başkanı Obama’ nın talimatıyla ABD derin devletinin tıpkı Kennedy kardeşleri ve ortak sevgilileri Marlyn Monro’yu ortadan kaldırdıkları gibi Obama’ nın yakın arkadaşı Sarkozy’ nin en büyük rakibini düzmece bir komployla saf dışı bırakışına dünya seyirci kalmıştır. Tabii bu komplo; ABD’nin en güçlü sivil toplum örgütleri ile medya ve finans kuruluşlarının Yahudiler tarafından idare edildiği, ABD Kongresinin’ de en etkili lobisinin Musevi lobisi olduğu, Sarkozy’ nin de Yahudi asıllı olduğu gerçeklikleri ile birlikte mütala edilmelidir. Bu aşamada Türkiye’ nin yapması gereken; gerek Fransa iç politikasında gerek Türkiye – AB ilişkilerinde sürekli olarak Türkiye karşıtı politikaların en büyük destekçisi ve bizzat uygulayıcısı olan Sarkozy ve Fransa’ya karşı alınacak önlemleri toplumun geniş katmanlarının aktif katılımıyla belirleyip derhal uygulamaya koymasıdır. Öncelikle 1990’ ların sonunda Almanya’da başarıyla tatbik ettiğimiz stratejinin aynısı uygulanmalıdır. Almanya’da ki 1998 genel seçimlerinde Türkiye aleyhine sürekli politikalar üreten Alman Hıristiyan Birlik Partisi CDU/CSU Genel Başkanı ve Başbakan Helmuth Kohl’ a karşı T.C. topyekün saldırıya geçerek Almanya’da yaşayan sayıları sekizyüzbini aşan Türk asıllı Alman seçmenlerinin tamamının Alman Sosyal Demokrasi Partisi SPD’ ye oy vermeleri temin edilmiş. Türkiye ve Alman basınında Kohl aleyhinde büyük kampanyalar başlatılmıştır. Daha sonra CDU ve Kohl’ e seçimler ve başbakanlık kaybettirilmiş, yeni SPD hükümeti Türkiye ile AB’ ye tam üyelik müzakerelerinin açılması için Kohl’ün uyguladığı vetoyu kaldırmış ve AB’nin 1999 Helsinki Zirvesinde Türkiye resmen AB’ ye aday ülke ilan edilmiştir. Şimdi aynı strateji Sarkozy’ e karşı uygulanmalı Fransa’da oy kullanma hakkını elde etmiş olan Türk-Cezayir-Tunus-Lübnan ve Suriye asıllı Müslüman seçmenler üzerinde propaganda uygulanarak Yahudi asıllı Sarkozy’ e oy vermemeleri sağlanmalıdır. Fransa’ya karşı da ekonomik ambargoya başvurulmalıdır. Fransız firmalarının milli güvenlik gerekçesi ile başta savunma sanayi olmak üzere her türlü kamu ihalesine girmeleri yasaklanmaları, kamu alımlarından mahrum bırakılmalıdır. Ancak gerek 1970 tarihli Katma Protokol’ün gerekse 1995 tarihli Gümrük Birliği Anlaşmalarının 60 ve 61. Maddeleri ancak çok istisnai iktisadi özel şartların varlığı halinde malların serbest dolaşımının yüksek gümrük vergileri, ithalat yasaklamaları ve miktar kısıtlamaları ( kotalar ) yoluyla geçici ve makul bir süre engellenebileceğini onun dışında GB ( Gümrük Birliği ) kapsamında Türkiye ile AB ülkeleri arasında mal ticaretinin hiçbir şekilde engellenemeyeceği hükmünü içermektedir. Bu çok istisnai durumlarda ancak ve ancak ekonomik durumlardır. Yani Türkiye sözde ermeni soykırımı tasarısını protesto etmek gibi siyasi bir nedenle Fransız mallarının Türkiye’ye girmesine engel olamaz. O halde ne olacaktır. Bu mallar Türkiye topraklarına girecek ama satılamayacak ithalatçının veya Türkiye genel distiribütörünün elinde kalacaktır. Bunda en büyük rolü “Tüketiciler” ve “Tüketici Dernekleri” oynayacaktır. TOBB-TESK-TİSK-TÜSİAD-TBB gibi meslek odaları ile işçi ve işveren sendikaları, Tüketici Örgütleri ve medya ile işbirliği yaparak Fransız malları konularında kamuoyunu bilgilendirecekler, satın alınmayacak ve boykot edilecek malların isim, cins ve markaları her gün medya kanalıyla sürekli ilan edilecek ve tüketiciler de bu malları almayarak rafta kalmalarını sağlayacak dolayısıyla ithalatçıların bir daha Fransız mallarını ithal etmelerinin önüne geçilecektir. Bu ambargo Fransa’ya doğrudan ve dolaylı olarak senede 8 milyar dolar civarında büyük bir faturaya mal olacak, Fransız işadamlarının Sarkozy’nin yerine gelecek Hükümetlere yapacakları baskılarıyla da Fransa, Türkiye-AB arasındaki müzakere başlıklarına koyduğu vetoyu kaldırmaya ve sözde ermeni soykırımı iddialarının gündemden düşürülmesine mecbur olacaktır. Yalnız Fransa’ya uygulanacak ekonomik ambargo konusunda hassas bir nokta vardır. Bu da Bursa’ da kurulu OYAK-RENO Otomobil firmasının durumudur. 1967’ de Ordu Yardımlaşma Kurumu OYAK Türkiye’nin ilk yerli otomobil firmasını kurmak üzere İsveçli Volvo ile görüşmeye başlamıştı ancak Nordik ( kuzeyli ) bir ülke olan İsveçlilerin soğuk ve mesafeli yaklaşımları OYAK’ a 2 sene kaybettirdi. Bu arada Koç Holding Akdenizli sıcak kanlı İtalyan otomobil firması Fiat’ la Murat 124 ü, ABD orijinli İngiltere’de üretim yapan Ford’la da Anadol otomobillerini Türkiye’ de üretime başlamıştı. Bunun üzerine OYAK İtalya’ dan başka bir Akdeniz ülkesi olan Fransız RENO ( orijinal yazılışı Renault ) firması ile Türkiye’ de Reno 12 arabasını üretmeye başlamıştı. Türkiye ve OYAK’ın mali zarara uğramamaları ve istihdam kaybı olmaması için Reno fabrikası Fas-Cezayir-Tunus gibi Magrep veya Suriye-Lübnan gibi eski Fransız sömürgeleri olan Maşrek ülkelerine satılması ve fabrikanın sökülerek bu eski Fransız sömürgelerinden birine taşınması sağlanmalıdır. Karşılığında elde edilecek gelirle OYAK, Avrupa’ dan Fransa hariç başka bir ülkenin veya Uzakdoğu ülkelerinden birinin otomobillerini üretmeye başlamalıdır. Böylece hem yedek parça ve teknoloji bakımından Fransa’ ya bağımlılık ortadan kalkacak hem de Mercedes, BMW, İbiza, Volvo, Saab ve henüz Türkiye’de üretilmeyen Japon-Kore-Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinin Dünya otomobil piyasasında Reno’ dan çok daha rekabetçi markaları Türkiye’ de üretilmeye başlanacaktır.Dr. Uğur Özgöker İstanbul AB Çalışmaları Derneği Başkan Vekili, Tüketiciler Derneği Rekabet Komisyonu Başkanı, İstanbul Girişimci İşadamları Derneği ( İGİAD ) ve Rekabet Derneği İstanbul Şubesi Genel Sekreteri</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=797</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Şikayetlerde İzlenecek Yol</title><description>ŞİKAYETLERDE İZLENECEK YOL * Her şeyden önce satın almadan önce iyi düşününüz, tam ihtiyacınızı tespit ediniz, araştırınız, karşılaştırınız ve nereden, nasıl alacağınızı öğreniniz.Aç ve yorgunken alışveriş yapmayınız. AYIPSIZ BİR ÜRÜNÜ DEĞİŞTİRMEK VE GERİ VERMEK GİBİ YASAL BİR HAKKINIZ OLMADIĞINI UNUTMAYINIZ! Satın alınan bir mal ve hizmetin belgesi ( fiş, fatura, kredi kartı ekstresi, senet vb.) ibraz edilmek koşuluyla, otuz gün içerisinde satıcıya bildirilmek kaydıyla ayıplı mal veya hizmette tüketici; bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme,malın ayıpsız misliyle değiştirme,ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz tamir isteme haklarına sahiptir. Satıcı;tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür.Satıcı yükümlülüğünü yerine getirmediğinde uğradığınız mağduriyetin giderilmesi için önce TÜKETİCİ ÖRGÜTLERİ’ ne başvurarak “Ne yapmanız, nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini öğreniniz”. Aldığınız cevaplar doğrultusunda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına giren uyuşmazlıkların çözümü için; illerde “Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü”, ilçelerde “Kaymakamlık” bünyesinde Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri’ne bir dilekçe ile başvurunuz. Ayrıca her il ve ilçede Tüketici Mahkemeleri oluşturulmuştur. Hakem Heyetleri’nden alınan kararlardan sonra yine Tüketici örgütlerine danışınız. Tüketici mahkemelerine dava açmak gerekebilir.Davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Buna göre; ikamet ettiğiniz veya uyuşmazlık konusu mal veya hizmeti aldığınız yerde bulunan bu mercilere başvurmadan önce, aşağıdaki açıklamalar ışığında hareket etmeniz gerekmektedir. a) Değeri 2.693,78 TL'nın altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe Kaymakamlıklarında bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunludur. Bu heyetin vereceği kararlar 1.031,87 TL'ye kadar tarafları bağlar. Taraflar bu karara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. b) 2.693,73 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise İllerde bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulabileceği gibi doğrudan tüketici mahkemesine de başvurulabilir. İl Hakem Heyetinin vereceği karar bağlayıcı olmayıp delil niteliğinde olduğundan, uyuşmazlığın çözümlenmemesi halinde yine tüketici mahkemesine başvurmak gerekecektir. TÜKETİCİ MAHKEMELERİ : Özel İhtisas Mahkemeleri olup, yargılama basit usulle yapılmaktadır. 8 ilde 22 adet Tüketici Mahkemesi kurulmuştur. (Ankara’da 8, İstanbul’da 6, İzmir’de 3,Adana’da 2, Antalya’da 1,; Bursa’da 1,Samsun’da1,Konya ve Kayseri’de 1)Diğer illerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kendisine görev verilen TİCARET MAHKEMESİ VEYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görev yapmaktadır.NOT: * Tüketici Mahkemelerine TÜKETİCİLER, TÜKETİCİ ÖRGÜTLERİ VE BAKANLIKÇA açılan davalar ücretsizdir.* Tüketici sorunları için önce İl ve İlçelerde bulunan TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ’ne gidilmelidir. Alınan kararlar tüketici mahkemelerinde delil olarak kullanılır.İstanbul Tüketici Mahkemesi: Adres: Büyükdere Cad.NO: 193 4.Levent Tel: 0 212 325 68 00Bakırköy Tüketici Mahkemesi:Adres: Bakırköy Adliye Sarayı, Osmaniye Mah., Bakırköy Metro ist. arkası Bakırköy Tel.: 0212 660 60 55

İL HAKEM HEYETİ  HAK NASIL ARANIR (2.693.78 TL üzeri şikayetler için)Yaşadığınız sorunla ilgili olarak Valilik veya Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünde bulunan "TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ"ne bir dilekçe ile başvurunuz ve satış belgenizi (fiş, fatura, senet, kredi kartı ekstresi vb.) ekleyerek şu dört tercihten birini yazınız. - Ücretsiz tamir. - Bedelden indirim - Değişim - Para iadesi. NOT: Herhangi bir nedenden ötürü Hakem heyetlerine kabul edilmeyen şikayetlerinizi durumu anlatarak "TÜKETİCİLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANLIĞI'na"faksla ( 0 212 543 72 57) bildiriniz. İL SANAYİ VE TİCARET MÜDÜRLÜKLERİNİN

TELEFON NUMARALARI

 
 
 
 
 
  ADANA
  0 322 458 84 18
  KOCAELİ
  0 262 321 21 83
 
 
  ADIYAMAN
  0 416 216 10 97
  KONYA
  0 322 321 77 25
 
 
  AFYON
  0 272 213 70 56
  KÜTAHYA
  0 274 224 38 33
 
 
  AĞRI
  0 472 215 16 66
  MALATYA
  0 422 321 11 98
 
 
  AMASYA
  0 358 218 33 91
  MANİSA
  0 236 231 15 81
 
 
  ANKARA
  0 312 310 66 81
  K.MARAŞ
  0 344 223 66 90
 
 
  ANTALYA
  0 242 243 47 77
  MARDİN
  0 482 212 16 53
 
 
  ARTVİN
  0 466 212 21 46
  MUĞLA
  0 252 214 10 47
 
 
  AYDIN
  0 256 225 75 35
  MUŞ
  0 436 213 01 43
 
 
  BALIKESİR
  0 266 243 02 52
  NEVŞEHİR
  0 384 213 50 08
 
 
  BİLECİK
  0 228 212 11 08
  NİĞDE
  0 388 232 34 82
 
 
  BİNGÖL
  0 426 214 00 06
  ORDU
  0 452 223 25 88
 
 
  BİTLİS
  0 434 226 63 99
  RİZE
  0 464 213 05 69
 
 
  BOLU
  0 374 215 15 34
  SAKARYA
  0 264 277 36 40
 
 
  BURDUR
  0 248 233 25 85
  SAMSUN
  0 362 431 01 08
 
 
  BURSA
  0 224 271 51 82
  SİİRT
  0 484 224 62 08
 
 
  ÇANAKKALE
  0 286 217 12 15
  SİNOP
  0 368 261 25 21
 
 
  ÇANKIRI
  0 376 213 32 34
  SİVAS
  0 346 221 28 72
 
 
  ÇORUM
  0 364 213 10 31
  TEKİRDAĞ
  0 282 261 87 23
 
 
  DENİZLİ
  0 258 261 43 43
  TOKAT
  0 356 214 12 66
 
 
  DİYARBAKIR
  0 412 224 87 72
  TRABZON
  0 462 230 19 80
 
 
  EDİRNE
  0 284 213 56 45
  TUNCELİ
  0 428 213 33 40
 
 
  ELAZIĞ
  0 424218 67 38
  ŞANLIURFA
  0 414 313 40 98
 
 
  ERZİNCAN
  0 446 223 14 42
  UŞAK
  0 276 227 34 44
 
 
  ERZURUM
  0 442 233 01 05
  VAN
  0 432 214 14 93
 
 
  ESKİŞEHİR
  0 222 230 10 76
  YOZGAT
  0 354 212 27 63
 
 
  GAZİANTEP
  0 342 230 56 77
  ZONGULDAK
  0 372 252 02 50
 
 
  GİRESUN
  0 454 215 75 96
  AKSARAY
  0 382 215 23 63
 
 
  GÜMÜŞHANE
  0 456 213 46 38
  BAYBURT
  0 458 211 76 49
 
 
  HAKKARİ
  0 438 211 39 04
  KARAMAN
  0 338 214 73 73- 74
 
 
  HATAY
  0 326 216 10 68
  KIRIKKALE
  0 318 224 25 09
 
 
  ISPARTA
  0 246 232 85 10
  BATMAN
  0 488 213 90 89
 
 
  İÇEL
  0 324 336 70 70
  ŞIRNAK
  0 486 216 21 99
 
 
  İSTANBUL
  0 212 514 10 92
  BARTIN
  0 378 227 50 19
 
 
  İZMİR
  0 232 445 27 06
  ARDAHAN
  0 478 211 45 87
 
 
  KARS
  0 474 212 68 62
  IĞDIR
  0 476 227 72 90
 
 
  KASTAMONU
  0 366 214 53 17
  YALOVA
  0 226 814 77 45
 
 
  KAYSERİ
  0 352 231 10 08
  KARABÜK
  0 370 814 77 45
 
 
  KIRKLARELİ
  0 288 214 13 35
  KİLİS
  0 348 813 99 74
 
 
  KIRŞEHİR
  0 386 213 34 09
  OSMANİYE
  0328 813 67 20
 
 
  DÜZCE
  0 380 512 31 18
  
  
 

İLÇE HAKEM HEYETİ İlçe Hakem Heyeti (2.693.78 TL altındaki şikayetler için) Yaşadığınız sorunla ilgili olarak ürün aldığınız veya oturduğunuz ilçenin Kaymakamlığında bulunan bulunan "TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ"ne bir dilekçe ile başvurunuz ve satış belgenizi (fiş, fatura, senet, kredi kartı ekstresi vb.) ekleyerek şu dört tercihten birini yazınız. - Ücretsiz tamir. - Bedelden indirim - değişim - Para iadesi. NOT: Herhangi bir nedenden ötürü Hakem heyetlerine kabul edilmeyen şikayetlerinizi durumu anlatarak "TÜKETİCİLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANLIĞI'na"faksla ( 0 212 543 72 57) bildiriniz.NOT: İlçe hakem heyetlerinde bağlayıcı karar 1.031,87 TL'dir. Fiyatı 1.031.87 TL'ye kadar mal ve hizmet şikayetlerinde HAKEM HEYETLERİNCE VERİLEN kararlar İCRA niteliğindedir.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=795</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Yeni Yönetim Kadromuz</title><description>24.09.2011 tarihinde Bakırköy İşadamları Derneği toplantı salonunda gerçekleşen 7.olağan genel kurul sonucunda Kurucu Genel Başkan Engin Başaran, oybirliğiyle Onursal Başkan seçilmiş ve Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Disiplin Kurulu aşağıda belirtilen üyelerden oluşmuştur:ONURSAL BAŞKAN : Engin BAŞARANGENEL MERKEZ YÖNETİM KURULUGenel Başkan : ALİ KENAN KIR Genel Başk. Yard : YURDANUR KIRICI Genel Yazman : BAHAR SUNMAN Genel Sayman : Z.MİNE YILDIRIMÜye : AYŞE CENGİZÜye : SEVDA ÖZGÖKERÜye : AV.ÖZCAN BARLAKÜye : MEVLUT ÖZTOPALOĞLUÜye : RÜÇHAN DERİCİÜye : ARZUNUR ALPAGUTÜye : AV.DR.CİHAN TÜRKDENETİM KURULULEVENT KÜÇÜKKAZIM GÜNGÖRZEKİ EROĞLUDİSİPLİN KURULUAV.TAHSİN ERDİNÇDR.AYGÜN ÖZELİLHAN ESİN</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=794</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>Facebook</title><description /><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=793</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>İLGİNÇ ŞİKAYETLER:</title><description>1. Sorum şu olacak kesin haklıyım ürün garanti kapsamında 7 defa arızalandı ve 3 defa aynı arızadan ürün şu andada kullanım dısında yanı bozuk kullanamıyorum bunu uretici firmada bilior ama benımle alay eder gibi mahkemeye ver dio mahkemelerin durumlarıda malum eeeeeeeeeee ben yararlanamıcam üründen ne olcak sonuç mahkememı ve mahkemeyse benım bunlara tazmınat davası açmam mümkünmü gururum gitdi yani bu
2.İyi akşamlar ben size&amp;nbsp; soru sormuştum sizde bana ikinci el tüketici kapsamına girmedigini yazmışsınız bir kere arabanın garentisi var ve&amp;nbsp; temizi hala ilk sahibin de buna göre bana daha detaylı bir bilgi yazarsanız memnun olurum&amp;nbsp; yazdıgınızdan bir şey anlamadım hoşça kalın
3.SEN DE Mİ BRÜTÜSDeğerli yetkililer,size belkide sahasında ilk soruyu ben soracağım.Bu yıl kısmet oldu eşimle beraber hacca gittik.Bize burada 5-6 kişilik odalarda kalacağımız söylendi(tanıtım broşürlerindede böyle yazıyordu),ben tam 9 kişi, eşim 8 kişilik odalarda kaldık.Ayrıca kurban ücretlerini biz burada ilgili bankaya yatırdığımız halde kurbandan bir hafta sonra bize kurbanları kendilerinin mezbahanede kestirdiklerine dair bir kağıt verdiler,üzerinde ne parası ne seri numarası olmayan bu makbuzdanda huylandık.Yine broşürlerde yazan mesafeden daha uzak otellerde kaldık.Diyanete bu şikayetimi anlatan bie e-mail yazdım cevap gelmeden şirket yetkilileri ve kafile hocamız geldi ve bu işi karıştırmamam,hoşgörmem gerektiğini söylediler.Sizden öğrenmek istediğim,yasal zeminde hakkımızı nasıl arayabiliriz,mahkemeye gitsek bir sonuç alabilirmiyiz?Ben çok büyük ihtimalle bir daha hacca gidemeyeceğim ama bari bizden sonrakiler haksızlığa uğramasınlar ve yapanın yanına kar kalır anlayışı son bulsun.Nasıl bir yol izlemeliyim?Yardımcı olursanız sevinirim.Yardımlarınız için şimdiden teşekkür eder,işlerinizde başarılar dilerim.
4.Sayın Yetkili;Elektrik Kurumu'nun (TEDAŞ) açmış olduğu veznelere elektrik parası yatırmaya gittiğinizde küsuratları geri vermeyip, bir de sizle kavga ediyorlar.Örneğin; elektrik borcunuz 37,76 YTL.Sizden 37,80 YTL alıyorlar.Bir de dayak yemediğiniz kalıyor.Ne yapabiliriz.
5.MERHABALAR IYI CALISMALAR BENIM SIZDEN YARDIMINI BEKLEDIGIM SU OLACAK BAG KUR ODEMELERINI YAPAMADIGIMZ ZAMAN SAGLIK HIZMETINDEN YARARLANMAMIZ KESILMEKTE BU DONEM DE BAG KUR ODEMESINI FAIZ + AYLIK OLARAK TEKRAR ALMAKTA ODEME YAPACAGIM ZAMANA KADAR&amp;nbsp; .....PEKI BEN NASIL OLSA FAIZI ILE BIRLIKTE BORCUMU ODEDIGIMDE BU ZAMAN ICERISINDE HASTALANDIGIMIZ ZAMAN OZEL HASTANELERE ECZANELERE HARCADIGIM PARA BANA FAIZI ILE GERI NEDEN ODENMIYOR .. T.C. VATANDASI DEGILMIYIZ ???&amp;nbsp;&amp;nbsp; SAYGILARIMLA
6. merhabalar İETT ile yolculuk yapıyorum Avcılar/Firüzköy mahallesinden 124f otobüsüne(800) binip oradan metrobüse aktarma(200) yapıyorum.Toplamda 1 ytl ye cennet mahallesine ulaşıyorum fakat geri döner iken aynı yolu metrobüs(800) 124F tekrar (800ykr)alıyor iett ye başvurdum biz indirimli hattı iptal edemeyiz dediler(indirimli hatlarda aktarma gecerli değil)sizce yapabileceğimiz bişeyler varmı yasal olarak yardımcı olursanız cok sevinirim iyi calışmalar.
7. Bir ÖĞRETMEN yazıyor:24.01.2008 tarihinde ………. aldigim elbiseye 120 ytl ve yaptirmak istedigim tadilat için 20 ytl ücret ödedim.07.02.2008 tarihinde ayni elbisenin ……. subesinde 12.90 ytl ye düstügünü gördüm.Burada söz konusu olan indirrim oranindan sikayetçiyim.Neredeyse yüzde yüz yapilan bu indirim nendeni ile elbisenin imalat fiyati konusunda bizlerin kandirildigi kanisina vardim.Konu ile ilgili haklarimi ögrenmek istiyorum.Degerlendirip bilgilendirirseniz sevinirim.Tesekkür ederim.
8. Merhaba Faturamın İrsaliye nosu:388402 bana yardımcı olursanız çok sevinirim bir daha ……….&amp;nbsp; mağazasından alış veriş yapacağımı zannetmiyorum insan ancak bu kadar aptal yerine koyulabilir.Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum
9. Ben ……… öğretmen olarak görev yapıyorum. il milli eğitim müdürlüğü ………… ile maaşlarımızın bu banka üzerinden ödenmesi için anlaşma imzalamış. ancak ben bu banka ile çalışmak istemiyorum.&amp;nbsp; bu bankada hesap açtırmadığım için üç aydır maaş alamıyorum. başka bankaya yatırmaları için milli eğitim müdürlüğüne yazı yazdım ancak milli eğitim talebimi reddetti. yasal&amp;nbsp; haklarım nedir. ne yapabilirim
10. Bir tüketicidene- posta istiyorum</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=792</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title> HATA BIR KEZ YAPILIR.</title><description>Ben …………olarak çalışmaktayım... size sormak istediğim ben internetteki alışveriş sitelerinden&amp;nbsp; X&amp;nbsp;&amp;nbsp; dan bir alışveriş yaptım aldığım 3 (üç) parça ürünün üçününde sipariş verirken ortalama üç iş günü içerisinde kargoya verilir yazısını özellikle okudum... fakat parayı da kredi kartından çektileri halde siparişi vereli yani parayı çekeli değil üç gün bugün tam bir hafta geçti hala kargom yola çıkmadı .... hala verdiğim siparişler içim üretici firmadan bekleniyor yazıyor&amp;nbsp; ... yani bu adamlar ellerinde olmayan malı satıyorlar ... hem bu anlattığım olay başıma aynı siteden ilk defa gelmiyor... yine aynı sitede bunun aynısı başka durumlarda yaşadım.. o zaman siparişimi iptal ederek bu durumdan kurtuldum ama bu sefer yine aynı şeyi yaptıkları için uğraşmak istiyorum... be ne yapabilirim siparişimi nasıl göndertebilirim eğer göndermezlerse nasıl bir yol izlemeliyim...
Şimdiden teşekkür ederim mail adresim ….
İşin İçinden Çıkabilirsen
Merhabalar. geçen günlerde&amp;nbsp; X com.tr adlı bir siteden saat aldım. hesaplarına paramı yatırdım. ve dün 03,01,2008 tarihinde bana X kargo ile gönderdiler.Ben okulda olduğum için kargoyu annem almış. İçinden sadece saatin faturaları, garanti belgesi ve kulplu bir çantası çıkmış. Eve geldiğimde kargonun geldiğini öğrendim. Saat nerde diye sorduğumda ne saati diye cevap verdiler. Hemen saat firmasını aradım, onlar saati gönderdiklerini söylediler. Kargo şirketiyle irtibata geçeceklerini söyleyip telefonu kapattılar.&amp;nbsp; Bu arada kargo poşetinde hiç bir darp, yırtık yok, daha sonra tekrar aradım. Onlarda X genel müdürlüğü aramışlar ve ilgileneceklerini söylemişler. Şimdi ben bu süreçte ne yapmalıyım, lütfen bir çıkar yol söyler misiniz?
Tüketici Uyanıyor.
Bingöl’de geçen sezon sonu ayakkabı mağazasından anneme,babama bot almıştım.Annem botun üzerindeki etiketini çıkarmadan hiç giymeden bekledi çünkü sezon sonu olunca kış bitmiş havalar ısınmıştı bu yüzden hiç giymedi.Bu kış annem botu değiştirmek istedi.Değişim talebinde bulunduk botun üzerindeki etiketi de göstererek hiç giyilmediğini de söyleyerek gerekirse farkı da ödeyerek değişim istedik fakat değişim talebimizi kaba davranışla red ettiler.Ürünü alırken de indirim yaptıkları içinde fatura vermedilerdi acaba yasal olarak haklarımızı öğrenmek istiyoruz.Hak talep edebiliyor muyuz?Teşekkürler..
( Aradan bir yıl geçmiş, fatura bir yıldır aranıp sorulmamış; yanlış bir talep).</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=791</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>CEP TELEFONLARINDA YENİ KAMBUR!</title><description>Basın Duyurusu ( 03.08.2011)
CEP TELEFONLARINDA (ÖN ÖDEMELİ HATLARDA) YENİ “VERGİ” YÜKÜ!
Ağustos 2011 itibariyle gündeme tekrar gelen "ön-ödemeli abonelerden 1 TL. (Bir TL.)telsiz kullanım ücreti alınması" konusunda tüketiciler isyan içindeler. Derneğe iletilen şikayetlerde “patlama” noktasına gelen öfke dolu ifadeler, artık vergi yükünün taşınamaz bir hale geldiğini göstermektedir.
Bilgi Teknolojilerive İletişim Kurumu (BTK) Ocak 2011 tarihinde tüm GSM abonelerinin ödemesi gereken yıllık telsiz ücretinin, 12.26 TL’ den 13.20 TL’ye yükseltilmiş olduğunu sitesinde duyurmuş veyüzde7,7oranında zam yapıldığı görülmüştü.
TÜDERolarak 11 Ekim 2010 tarihinde konu ile ilgili yaptığımız açıklama ve sonrasında yine 2011 yılıbaşında bu ücretlerin arttırılmasıyla ilgili hazırladığımızBasınBülteninde GSM'nin bir Telsiz sistemi olmadığı, lisans sözleşmeleriyle (lisans ücreti karşılığında) özel sektör kanalıyla GSM frekans bandının kullanıldığı iletişim hizmetleri, her konuşmadatahakkuk edenKDV ve ÖİV'lerinişletmeci kanalıyla zaten ödendiğini, ruhsata bağlı frekans bandında PMR (Private Mobile Radio) teknolojisine uygulanan "telsiz ruhsat bedeli”, “yıllık telsiz kullanım bedeli” ve “ilk tesis ücreti"nin GSM abonelerinden alınmaması gerektiğini duyurmuştuk.
Ülkemizde GSM kullananları cezalandırırcasına sadece mobil haberleşmeiçinödenen %18 KDV, %25 Özel İletişim Vergisi, ilk tesis ücreti, telsiz ruhsat ve telsiz kullanım ücretleri dışında ; GSM cihazı alımı sırasındada ayrıca %18 KDV dışında %20 Özel Tüketim Vergisi, % 8 TRT katkı payı, BTK IMEI kayıt ücreti ödenmektedir.Ayrıca şimdi her ay tüketiciye yüklenen 1 TL’lik TELSİZ VERGİSİbardağı taşırmıştır.
AB direktifleriyle uyumlu mevzuat değişiklikleri yaparak serbestleşme yolunda ilerleme gösteren telekomünikasyon sektörünün düzenleyici kurumu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 64 milyon GSM hizmeti alan tüketicisinin hem operatöre ödediği konuşma ücreti dahilinde,hem de BTK’ ya telsiz kullanım ücreti ödeyerek frekans kullanımına dayanan iki defa vergilendirilmesindeki haksızlığı, çağdaş mobil iletişim ücretlendirme kurallarına göre değiştirmemiş ve büyük bir haksızlığa imza atmıştır.
2011 yılında da bu haksızlıkzamlarla katmerlenereksürdürülmektedir.Tüketicinin ve rekabetin korunması perspektiflerinden bakılarak telekomünikasyon hizmet/ servislerinin verimlilik ve tüketicinin ekonomik çıkarları göz önüne alınarak yeniden ekonomik kriterler çerçevesinde modernize edilmesi artık kaçınılmazdır.İş ve özel yaşamın sürdürebilmesi için zorunlu toplumsal hizmet konumunda olan mobil iletişim, tüketici ile işletmeci arasında yapılan sözleşmeye bağlı olarak ücretlendirildiği halde, bağımsız idari kuruluş olan BTK’nın kamunun temsilcisi olaraktüketicilerden Telsiz Ruhsat ücreti (bir seferlik alınan 12.30 TL; Telsiz Kanunu Mad.27), Telsiz Kullanım Ücreti (her yıl alınan 12.26 TL; Telsiz Kanunu Mad.27), İlk Tesis Ücreti (31.80 TL) almasını içimize sindirememekte ve gereğini beklemekteyiz.
Gerçekleşmediği takdirde,Dünyanın en pahalı cep telefonunu kullanan ve vicdanları acıtan dolaylı vergilerin yükü altında ezilen tüketiciler olarakulusal ve uluslararası alanda hakkımızı almak için gereken tüm yollara başvuracağımızı kamuoyuna duyurmayı bir görev biliyoruz.
Kenan KIRArzu AlpagutGenel BaşkanTelekomünikasyon Komisyonu Başkanı</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=789</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>TÜDER'DE GÖREV DEĞİŞİMİ</title><description>TÜKETİCİLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANI ENGİN BAŞARAN, YARDIMCISI KENAN KIR'A GÖREVİ DEVRETTİ!
ÖRNEK BİR GÖREV DEĞİŞİMİ!
STK'lar, ANCAK KENDİ İÇİNDE DEMOKRAT OLAN VE DEMOKRASİYİ BENİMSEMİŞ, ÖZGÜRLÜĞÜ İÇSELLEŞTİRMİŞ BİREYLERİN ELİNDE GELİŞİR!Engin BAŞARAN:Çok Değerli Yeni Genel Başkanım ve Değerli Arkadaşlarım;1995 yılında bir avuç arkadaşımla kurduğumuz Tüketiciler Derneği’nde ilk işimiz TÜDERİLKELERİNİ belirlemek oldu. TAM BAĞIMSIZ, GÖNÜLLÜLERDEN OLUŞAN, REKLAM- SPONSOR ALMAYAN, yaşanan önemli tüketici sorunlarını tespit ederek “tüketici-üretici-satıcı“ üçgeni içinde, sorunlara ortak çözüm arayan, etkili kamuoyu yaratabilen, gereğinde güçlü baskı yaratabilen GÜVENİLİR VE ETKİN BİR örgüt olduk.Yıllar yılları kovalarken AYNI İLKELER IŞIĞINDA tüketicilerimizle aynı kırgınlıkları, aynı mağduriyetleri yaşayarak birlikte bilinçlendik, birlikte çözüm aradık. Tüm bu yolculukta en yakınımda olan birbirinden değerli Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu üyesi ve tüm Komisyon Başkanı ve üyeleri, temsilciliklerimiz, arkadaşlarım-dostlarım birbirimizi yüreklendirdik, birbirimize el verdik, hiç karşılık beklemeden emek verdik, birlikte çalıştık.Binlerce üyemizin beklentileriyle, ilgi ve duyarlılıklarıyla, destekleriyle sinerjimiz arttıkça arttı, büyüdük ve büyük bir aile olduk.MEDYAMIZ; TÜM DUYARLILIK VE SORUMLULUĞUYLA BELİRLEDİĞİMİZ KİMİ KONULARIMIZLA (Geniş halk kitlelerinin sorunlarıyla) YAKINDAN İLGİLENDİ, KAMUOYU YARATMAMIZDA YARDIMCI OLDU.BAŞARIMIZ, medyamızın da desteğiyle daha güçlendi. Her geçen gün biraz daha yol aldık; ancak yol uzun, sorunlar çok ve gittikçe de karmaşıklaşmakta ve çözümler her geçen gün daha da zora girmekte (!).TÜKETİCİ ÖRGÜTLERİ DE BU YENİ DURUMLARA YANIT VERECEK BİÇİMDE YENİDEN YAPILANMAK ZORUNDALAR!!! HER ŞEYDEN ÖNCE TÜKETİCİ ÖRGÜTLERİ ARTIK BİR YARDIM DERNEĞİ OLMAKTAN ÖTE, GÜÇLÜ EKONOMİK YAPIYA SAHİP, UZMAN VE KURUMSAL BİR NİTELİĞE DÖNÜŞMEK İHTİYACINDA!Ve ben de dinlenmek ihtiyacında olarak arkamdan gelen arkadaşıma, başından beri yanımda olan,her tür maddi ve manevi desteğini veren, ciddi bilgi birikimi olan Genel Başkan Yardımcım SAYIN KENAN KIR’A bu değerli-şerefli görevi devrediyor; yine bu yolda emek vereceğimi saygılarımla bildiriyor; sevgi ve saygılarımı sunuyor, başarılar diliyorum.TÜKETİCİLER DERNEĞİ YENİ GENEL BAŞKANI KENAN KIR:Sevgili Genel Başkanım!Yine gözlerimiz buğulandı...Sizin gibi bir kişilikten devralınan bayrağı taşımak çok kolay değil; bunun ben de tüm arkadaşlarım da farkındayız.Öğretileriniz, dik duruşunuz,ilkeli davranışlarınız, yaptığınız bu kutsal görevdeki yürek ,emek ve zaman kolay kolay yapılabilecek işler değildi; ama siz bize bunları da öğrettiniz.
Yönetim Kurulunda kalarak yanımızda olmanız bile bize güç ve heyecan verecektir; bu yaptığınız dahi büyük bir fedakarlık örneğidir. Bu ailenin annesi olarak yaptıklarınız; yetiştirdiğiniz biz evlatlarınıza ve tüm tüketicilere ışık oldu, yollarımızı aydınlattı, ruhlarımızı besledi; size sonsuz teşekkürler...
HER ZAMAN ONURSAL BAŞKANIMIZSINIZ! Rahat olun,sevgi ile kalın! AYNI YOLDA, AYNI İLKELERLE daha ilerilere, daha hızlı ve daha kalabalık olarak yürümeye devam edeceğiz.KENAN KIR</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=788</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>İNTERNETTE TUTUKLU MU KALACAĞIZ?!</title><description>Genel Başkan Engin Başaran’ ınBasın Açıklaması ( 04.05.2011)İNTERNETTE TUTUKLU MU KALACAĞIZ?!
 “İnternetin Güvenli Kullanımına Dair Usul ve Esaslar Taslağı” onaylanmış ; önce “yasaklı kelimeler listesi” , şimdi FİLTRELEME! Tam anlamıylabir devlet sansürü!...5809 sayılı Kanunun 4’üncü 6’ncı ve 50’inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde 2011/DK-10/91 no’ lu karar ile onaylanarak, “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar’ ın 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesine karar verildi. 
 Bu uygulamayla kullanıcılar, BTK’ nın belirlediği 4 internet filtresinden birini (aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket ) seçmek zorunda bırakılacak.Filtreyi aşmak, aşmaya çalışmaksuç sayılacak. Aynı zamanda bu hizmeti sunan ISS (İnternet Servis Sağlayıcıları) de suçlu konumuna düşecektir. Bu nedenle kapatılan sitelere girmek isteyen (Haberi olmayan)tüketiciler de farkında olmadan suç işlemiş sayılacak.Filtre kıstasları ise tamamen BTK tarafından belirlenecek!Bu uygulama dünyadaKüba, İran gibi internetin “tutuklu” olduğu ülkelerde kullanıldığı bilinmektedir.Kumar siteleri dururken, arama motorlarında her türlü adrese ulaşmak mümkünken (Çocuk istismarı da dahil), NEDEN interneti “güvenli internet” sloganının arkasına sığınarak ;benim aklıma, aklımı kullanış biçimime ipotek koyulmaktadır !!! Kabullenmek çok zor!Türkiye İran, Küba değildir! Olamaz!İnternette zararlı sitelere ulaşmanın elbette önü kesilmelidir; ancak yolu bu değildir; tüm bireylerin korumacı ve kollamacıbir düşünce ile tek tipleştirilmek istenmesini, bireyselleşmenin ve özgürleşmenin önünün kesilmesini kabullenmek olanaksızdır!Bu uygulama, bireyselleşmenin, özgürleşmenin önüne BTK eliyle veya DEVLET eliyle konulmuşbir BOMBA’ dır!Bu tür filtreler isteğe bağlı olarak zaten mevcuttur! İsteyen kullanıcılar tarafındanistenildiği zaman kullanılabilmektedir. O halde bu zorunluluk neden?
 Bu uygulamayla BTK, kimin hangi siteye girebileceğine, hangi blogu okuyabileceğine, hangi tartışma grubuna katılabileceğine kendi kendine karar vermiş olacak. İstediği herhangi bir siteyi, sayfayı kara listeye alarak ulaşılmasını engelleyecek.Bu ‘açıkça sansür’dür.Tüketiciler Derneği’ninWeb sayfası da yapmış olduğu -bazı kesimlerce beğenilmeyen- faaliyetleri nedeniyle sansüre uğrayabilir, kara listeye alınır ve kapatılır! Bundan habersiz olan TÜDER üyeleri veya tüketiciler, siteye girmek istediklerinde suç işlemiş sayılırlar.ÖYLEYSE BUNUN EN KISA YOLU İNTERNETİ KAPAMAKTIR!</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=787</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>2010 YILI TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİ VE DEĞERLENDİRMELERİ</title><description>01.01.2010 – 31.12.2010TÜDER’eİletilen Tüketici Şikayetleri

E-postaTelfToplam2009 Yılı Şikayetleri

AYAKKABI, ÇANTA 10238 140 287
AVM 124 16 0
AYIPLI HİZMETLER 126577 153

BANKAVEHİZMETLERİ 6318471470
( Kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti,sigorta, masraf vb)
KKDF MAĞDURU 156 102258
DÖVİZLE KREDİ 8664 150
----------------------------------
2018 3565
BAZ İSTASYONU14415555
BEYAZ EŞYA117189306241
BİLGİSAYAR17512187187
ÇELİK KAPI18
DİĞER443443 -

ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ 35262297  -
( Sayaç değişimleri, ön ödemeli sayaçlar, fatura bilgileri)
ELEKTRONİK11598 213213
EMLAK KİRA9314 107504
E-TİCARET 367367409
FOTOĞRAF MAK. VE KAMERA  199
GIDA KOZMETİK 3970109160

HALI88

GSM403165568
(Teknik sorunlar, yetkili servisten kaynaklanan sorunlar)
KLON MAĞDURU 282957
AVEA11297209
TÜRKCELL 211180391
VODAFONE 69069
---------------------------------1294  2650
KAHVERENGİ EŞYA 4284 126 128
KAMPANYA REKLAM 1425 39  99
KAPIDAN SATIŞ358197595 278
KABLOLU TV.-DİGİTÜRK114
KURS VE EĞİTİM 4991140140
MOBİLYA8452136 221
OTOMOBİL414788 151
PVC Pencere15
SAĞLIK3582117-
(Hastane ücretleri, tahlil ücretleri, doktor şikayetleri, hasta hakları şikayetleri).

SİGORTA13431165165
SİPARİŞ15223779
TELEVİZYON128
ULAŞIMVE TAŞIMACILIK653510054



YETKİLİ SERVİS65
TATİL59711309
(Paket tur, Devre mülk, devre tatil)

TÜRK TELEKOM14564209998
( Adsl, ttnet vb)
DİJİTÜRK461359114
D -SMART17825
KABLOLU Tv.5712

TEKSTİL75231306316
TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ18223032
VERGİ35278313-

ZAMLAR153451503
PASAPORT116374
BENZİN, MAZOT13189202
ŞEHİR İÇİ ULAŞIM14191205
-------------------------
10841308

İLGİNÇ ŞİKAYETLER45-

GENEL TOPLAM937513.867


DERNEKTE ÇÖZÜMLENENLER: 558
HAKEM HEYETLERİNE İLETİLENLER:7900
MESLEK ODALARINA İLETİLENLER: 148
BAĞIMSIZ İDARİ KURULUŞLARA İLETİLENLER : 165
REKLAM KURULUNA VE REKLAM ÖZDENETİM KURULUNA İLETİLENLER:23
TÜKETİCİ MAHKEMELERİNE İLETİLENLER: 199
MAHKEMELERE İLETİLENLER:187
BİLGİ VERİLENLER:238</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=786</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>YARGITAYDAN TÜKETİCİLERİ SEVİNDİRECEK BİR KARAR</title><description>B A S I N T O P L A N T I S ITarih : 13 Haziran 2008, Cuma,Saat : 10 00Yer :İncirli Caddesi, Akbulut İş Merkezi, Kat 4Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve Bakırköy TemsilciliğiKonferans SalonuTüketiciler Derneği, KREDİ KARTLARI FAİZLERİNİ“REKABET KURULU’NA” götürüyor.“UYUMLU EYLEM VE PARA CEZASI TALEBİ”.
BİLGİ:Yargıtay 13. H.D. 2007/11236 E. ve 2008/2982 K. sayılı 03.03.2008 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı onayarak BANKALARCA KREDİ KART SAHİPLERİNDEN TAHSİL EDİLEN 'Kart Bedeli' ya da 'Yıllık Üyelik Aidatı' gibi gerekçelerle tahsil edilen paraların YASAL OLMADIĞINA KARAR VERMİŞTİR.
KREDİ KARTI YILLIK BEDELİ ÖDEMEK İSTEMEYEN TÜKETİCİLER , KARAIN ASLINI veya bu metni dilekçelerine ekleyerek“ İLÇE TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ’NE BAŞVURABİLİRLER.
TÜKETİCİLER DERNEĞİ (TÜDER)İncirli Cad. Akbulut Is MerkeziKat: 1 No: 45-46 Bakırköy/ISTANBULTel: 0212 660 47 48 Tel&amp;amp;Faks: 0212 543 72 57www.tuder.nete-mail:bilgi@tuder.net
</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=785</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>ÇEK ANTENİNİ ÇATIMDAN</title><description>BAZ İSTASYONLARI 3 G Yeni Nesil İle Hızla Gündemde.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından bir sorumlu, GSM operatörlerinin birinin ağzından HANGİ YETKİYLE TÜKETİCİLERİ “ Baz istasyonları zararlı değil, iki saat sinyalleri kesersem (!)” diye tehdit savuruyor.
TÜKETİCİLER SAHİPSİZ DEĞİL! 
 1999 yılında Tüketiciler Derneği tarafından, ulusal ve uluslararası otorite ve yetkililerinin bilgi ve görüşlerine dayanarak “Baz istasyonlarının çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri” etkili bir kampanya ile gündeme getirilmiş, Türkiye çapında geniş yankı bulmuş ve sonuçta, Ulaştırma Bakanlığı’nın 4 Ağustos 2000 Tarih ve 24130 sayılı RG’de yayınlanan ilgili yönetmeliği TÜDER’ in başvurusuyla Danıştay 10.Dairesi tarafından “Yürütmeyi Durdurma Kararıyla” sonuçlanmıştı ve Hukuk İdareleri Genel Kurulu’nda onaylanmıştı. Yıl 2009.AB tam üyelik sürecinin yaşandığı bir dönem. Özellikle tüketici sağlık ve güvenliğinin, çevre sağlığının AB mevzuatlarına uyumu ile çok daha ciddi koruma altında olması gereken bir dönem.Ve.. 3 G Yeni Nesil cep telefonları ve beraberinde sayıca artması beklenen baz istasyonları gündemde!...Türkiye’nin her köşesinde Baz istasyonlarına karşı ciddi bir duyarlılık oluşmuş durumda. 
 Gün geçmiyor ki Baz istasyonları ile ilgili bir haber, bir yargı kararı duyulmasın. Toplum sürekli çoğalan, yoğun bir şekilde çevresini kuşatan baz istasyonları nedeniyle ciddi bir huzursuzluk ve korku yaşamaktadır. Hemen hemen her çatıda, sokakta, yolda, kaldırımda, belki de yandaki boş dairede…Ayrı ayrı her operatöre ait(!) bir baz istasyonu çevreyi sağından,solundan, altından, üstünden kuşatmış bir halde… Ve…işte en son Bursa'nın İnegöl ilçesinde baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olduğu için şehir dışına taşınması istemiyle mahkemeye başvuran çevre gönüllüsü ebe hemşirenin kazandığı dava. Yerel mahkeme, baz istasyonlarının şehir dışına taşınmasına 'Hiç bir kamu hizmeti insan sağlığından önemli değildir' diyerek şehir içindeki baz istasyonlarının yerleşim alanı dışına çıkartılmasına karar verirken, 2 ayrı GSM şirketi Yargıtay'a temyize gitmiş ve bir süre sonra GSM şirketi avukatı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne dilekçe vererek temyizden feragat ettiğini açıklayınca Yargıtay temyizin reddine karar vermiş bulunmaktadır. 
 Tüm bunlar yaşanırken Bağımsız bir idari kuruluş olması gereken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından, Baz istasyonlarının zararının minumum düzeyde olduğu açıklaması yapılırken “ İki saat cep telefonları sinyallerini kesersem” diye sağlık ve güvenlik endişesi, ciddi bir toplumasal huzursuzluk çeken vatandaşlara, hangi yetkiyle, tehdit savuruluyor, bunu anlamak ve kabul etmek mümkün değildir. EVET, 'Hiç bir kamu hizmeti insan sağlığından önemli değildir' derken bir tüketici örgütü temsilcisi olarak ben de “İki saat değil, bir hafta cep telefonlarını kapatalım” desem ?!!! İstanbul’da 40 Yargıtay üyesinin davet edildiği “ Baz İstasyonları konferansında” bilimsel gerçeklerin konuşulacağını ümit ediyor; şimdiye kadar olduğu gibi bilim çevrelerinin, yargının“Tüketici” kimlikli tüm vatandaşların, toplumun zayıf tarafının haklı endişelerinin yanında olacağına inanıyor, tüm tüketicileri sağlığına sahip çıkmaya çağırıyorum.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=784</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>TARİFE PAKETLERİNDE LİMİT AŞIMI VE MAĞDUR TÜKETİCİLER</title><description>GSM kullanan tüketicilerin; tarifelerine uygulanan paket seçenekleri limitlerinin aşılacağı duyurusunun yapılmaması&amp;nbsp; ve limit aşımı ücretlerinin tüketicilerin anlayacağı şekilde açık ve şeffaf bilgilendirilme yapılmaması,&amp;nbsp; evrensel bir hak olan “Tüketicinin bilgilendirilmesi hakkına” ve&amp;nbsp; tüketicilerin&amp;nbsp; ekonomik haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlamaktadır .
Tüketiciler işletmecilerle yaptıkları GSM sözleşmesi kapsamında tarife seçmektedirler. Tarifeler tüketiciye sınırlı süreler için indirimli ücret uygulayan paket seçenekleriyle sunulmaktadır.&amp;nbsp; Sık sık değişen paket uygulamaları kamuoyunda duyrularak tüketicilerin onayı alınmaksızın genellikle SMS ile bildirilmektedir. 
Paket sürelerinin aşılması durumunda tüketici cezalandırılırcasına ve çoğu zaman paket limitini aştığını bilmeden düzenleyici kurumun belirlediği en yüksek tavan tarife ile ücretlendirilmektedir.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=783</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>ELEKTRİK FATURALARI HAKKINDA KAMUOYU DUYURUSU</title><description>Son dönemlerde (Nisan 2011’den itibaren) elektrik dağıtım şirketleri tarafından abonelere gönderilen elektrik faturalarında&amp;nbsp;&amp;nbsp;“k/k bedeli“ adı altında ek maliyetler yüklenmektedir.
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;“K/k bedeli“ nin ne anlama geldiği, hangi yasal gerekçe ile alındığı konusunda elektrik abonesi tüketicilerimizden yoğun şikâyetler gelmektedir.
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması ile bilgilendirme hakkı en temel evrensel tüketici hakkıdır. Bu bağlamda; başta enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı ile Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK)olmak üzere, tüm elektrik dağıtım şirketlerini ve ilgilileri,
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Elektrik faturalarında yer alan “k/k bedelinin” ne anlama geldiği?
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Hangi yasal gerekçe ile alındığı?
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Elektrikte ortaya çıkan kayıp ve kaçağın nedenleri ile bu kayıp ve kaçağın maliyetinin, faturasını düzenli ödeyen abonelere yüklenip-yüklenmediğinin açıklanması,
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Enerji hizmet bedeli dışındaki diğer dolaylı maliyet kalemlerinin fazlalılığı ile bunların tüketiciler üzerindeki yükleri,
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Elektrik faturalarında yer alan enerji hizmet bedeli dışındaki diğer maliyet kalemlerinin neler olduğunun ve faturalardaki kısaltmaların ne anlama geldiğinin kolaylıkla anlaşılabilir olması ve faturaların aboneleri bilgilendirici şekilde düzenlenmesi gerektiği, konularında açıklamaya yapmaya ve göreve davet ediyoruz.
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
Saygılarımızla.
&amp;nbsp;
Kenan KIR&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Levent KÜÇÜK
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Genel Başkan&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Vergi Komisyonu Başkanı</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=782</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI TÜKETİCİNİN KORUNMASI VERİLERİ (2010)</title><description>Tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için, il ve ilçe merkezlerindeki 975 noktada Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri yer almaktadır.Tüketici Hakem Heyetlerinde, tüketiciler satın aldıkları ürünle ilgili şikayetlerini Tüketici Hakları Hakem Heyetine götürebilmekte ve bin 31 liranın altındaki alışverişlerde hakem heyetinin kararı bağlayıcı olmaktadır.Tüketici Hakem Heyetlerine 2009 yılında 143 bin başvuru yapılırken, 2010 yılında bu sayı 180 bine ulaşmış ve bu şikayetlerin yüzde 86'sı tüketiciler lehine sonuçlanmıştır.Son 8 yılda, Reklam Kurulu Başkanlığına 10 bin 508 başvuru yapılmış vebin 511 reklama idari para cezası, bin 104 reklama da durdurma cezası verilmiştir.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=781</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>14. GELENEKSEL TÜKETİCİ ÖDÜLLERİ ( 21 Mart 2011 )</title><description>14. GELENEKSEL TÜKETİCİ ÖDÜLLERİ ( 21 Mart 2011 )
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, toplam 7 dalda toplam 28 kişi, program ve kuruma tüketici ödüllerini vermiştir. 
14. Geleneksel Tüketici Ödülü alan kişi ve kurumlar şöyle:
“-Radyo Televizyon Programı Ödülü:
67 TV “Bilinçli Tüketim” Programı,
SKY TV “Bilinçli Tüketici” Programı,
Kanal 38 TV “Tüketici Köşesi” Programı,
Yeni Asır TV “Kentin Sesi” Programı, Radyo Light “Çevre ve İnsan” Programı.
-Yazılı Basın Tüketici Köşesi Ödülü:
Sesimiz Gazetesi Tokat Günlük Gazete “Tüketici Kösesi” Dürdane Yüzer,
Yeni Şafak Gazetesi “Tüketici Penceresi” Derya Coşkun.
-Bilinçli Tüketici Ödülü:
Köksal Şimşek, İbrahim Erdoğan, Hüseyin Sayan, Asiye Aslan Özşen, Nurettin Şahin.
-Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Uygulanmasında Başarılı Kuruluş Ödülü: Kayseri Ticaret Odası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi Başkanlığı Zabıta Destek Hizmetleri, Müdürlüğü Tüketici Hakları Zabıta Amirliği.
-Tüketici Memnuniyetini İlke Edinen Firma Ödülü:
Franke Mutfak Ve Banyo Sistemleri San Tic. A.Ş.,
Aygaz A.Ş., Anadolu Motor Üretim Ve Pazarlama A.Ş.,
ETS Ersoy Turistik Servisleri A.Ş. -ETS Tur.
-Bilimsel Çalışma Ödülü:
Vildan Güneş “Çizgi film karakterlerinin Çocukların Satın alma Davranışlarında Etkileri” konulu Yüksek Lisans Tezi,
Tuğba Özbölük “Pazarlamada Bilinçli Tüketim ve Tüketicilerin Bilinçli Tüketime İlişkin Tutumlarının Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma” konulu Yüksek Lisana Tezi,
Kürşad Özkaynar “Türkiye’de Sanal Şikâyet Uygulamalarının Algılanmasına Yönelik Bir Araştırma: sikayetvar.com örneği” konulu Yüksek Lisans Tezi,
Nihal Altıok “İlköğretim Programlarının Bilinçli Tüketici Davranışlarını Kazandırma Düzeyine İlişkin Bir Araştırma” konulu Doktora Tezi.
-Hizmet Ödülü: “TRT Haber” Kanalında yayınlanan “Söz Millette” programının sunucusu Kadir Çöpdemir
Tarım Ve Köy İşleri Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığı,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü Beyaz File Birimi,
Türk Standartları Enstitüsü,
Tüketiciler Birliği “Tüketici Okulu” İsimli Eğitim Çalışması,
Hacettepe Üniversitesi Tüketici Pazar Araştırma Danışma Test Ve Eğitim Merkezi (TÜPADEM) Müdürü Prof. Dr. Müberra Babaoğul.
”ODTÜ GV Özel İlköğretim Okulu Tüketici Hakları Günü Ödülleri 
16.03.2011 tarihinde ODTÜ GV Özel İlköğretim Okulu’nda Tüketici Hakları Günü çerçevesinde Sosyal Bilgiler Zümresi’ne bağlı olarak 6. sınıflarda slogan yarışması yapılmış, bu sloganlar panolarda resmedilmiş, günün anlam ve önemi anons yoluyla kutlanmıştır. Sanayi Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü olarak slogan yarışmasında dereceye girmeye hak kazanan öğrencilere teşekkür belgeleri verilmiş, ODTÜ GV Özel İlköğretim Okulu’na teşekkür yazısı gönderilmiştir. 
Dereceye giren öğrenciler ve sloganları şunlardır: 
1. 6/ A sınıfından Ecem Layra GÖRK “Tüketilen Tüketici Olmayın” 
2. 6/G sınıfından Ezgi Su ERGÜL “Sağlam ürün sat! Unutma sen de bir tüketicisin.” 
3. 6/C sınıfından Çerağ OĞUZTÜZÜN “Para benim, ürün senin. Sorumluluk senin, hak benim.”</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=780</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>15 MART DÜNYA TÜKETİCİLER GÜNÜNÜ CEP TELEFONLARINDA YAŞANAN MAĞDURİYETLER NEDENİYLE BURUK KUTLUYORUZ</title><description>* Sayısı yüzleri aşan tarife ve kampanyalarla kafası karıştırılan tüketiciler; fatura şokları ile karşı karşıya!
* Bir kampanyadan diğer bir kampanyaya koşturulan tüketiciler; önceden belirlenen veya kendilerinden habersizce yükseltilen fiyatlara çözüm için çırpınıp durmaktalar!
* Bankadan cep telefonu faturasını ödeyen tüketicilerden “bir operatör için” ek bir bedel istenebilmekte!
*!!! Son olarak da; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu; tüketiciyi bilgilendirmeden, internet sitesinde 9 Mart tarihli Basın Bülteninde yapılan Açıklamada işletmecilerin '444'lü numaralara doğru yapılan aramalar için uygulanacak ücretlerin tespitini azami sınıra aykırı olmamak kaydıyla, işletmecinin takdirine bağlı olduğunu duyurarak, bankacılık, iletişim, ulaşım, sağlık, kamu hizmetleri gibi bir çok alanda 444'lü numaraları sıkça kullanan tüketicilerin - 444'lü numaraları mevcut paket/tarife üzerinden değil dakikası 40 kuruştan ücretlendirilmesinin yolunu açarak- gelecek şok faturalarla tüketicilerin bu alanda da mağduriyet yaşaması kaçınılmaz olacaktır!
TÜDER, Telekomünikasyon Komisyonumuzun ÇAĞRI NUMARALARI İLE İLGİLİ uluslararası direktif ve uygulamaları konusunda yaptığı araştırmalarda şu saptamalarda bulunulmuştur:
1. Öncelikle BTK “numaralara dayanan özel hizmetlerin ücret yapılarını” açıkça belirterek özel numara hizmetlerini Numaralandırma Yönetmeliğinde kapsamlı tanımlamalıdır. Yıllarca şehiriçi tarifeye göre ücretlendirilerek kullanılan (444 kullanımına dayanan) özel numara hizmeti, daha sonra standart kullanımdan farklı olarak tüketiciyi mağdur edecek şekilde değiştirilmemelidir. 
2. BTK' nın hazırladığı düzenlemeler çerçevesinde özellikle 5809 sayılı kanunda belirtilen "elektronik haberleşme hizmetleri" nitelikleri belirlenmeden bir slogandan ileriye götürülemediği için, elektronik haberleşmenin sunduğu tüm imkanlar (hizmetler/servisler tanımlanmadığı için) işletmecilerin avantajına, tüketicinin mağdur edilmesine yönelik kullanıma açık bırakılmıştır.
3. Her ne kadar BTK 5809 sayılı kanunun 13'üncü maddesi gereğince "işletmeler istedikleri tarifeyi belirler" deseler de "155", "800" gibi özel numaraların sunduğu hizmetler işletmecilerin belirleyeceği tarife yapısının dışındadır. 444 XXXX de Numaralandırma Yönetmeliğinde "Bilgilendirme ve Danışma Numaraları" olarak belirtilmiş ama ücretlendirme yapısı TTAŞ’ye bırakılmıştır. BTK'nın bu eksik uygulaması tüketici arasında nereden çevrilirse çevrilsin hizmet veren kurumun danışma hattına, mevcut tarife üzerinden veya şehir içi tarife üzerinden ücretlendirilecek algısıyla kullanılmaktadır. Yıllar içinde tüketici tarafından danışma hattı olarak kabul edilen 444'lü numaralara GSM üzerinden erişim durumunda GSM işletmecileri mağdur bırakılsada bu durum GSM işletmecilerinin avantajına çevrilerek tavan tarifeden ücretlendirilmesine imkan sağlamasını gerektirmez.
4. GSM işletmecileri eğer mağdur ise BTK kararıyla "800" lü hatlar gibi 444' lü numaraların erişimini de GSM kullanıcılarına açmasınlar. BTK’nın bu değişikliği Tüketiciyi tuzağa düşüren bir karardır. 

5. Mevcut durumda "444"lü numaralar BTK tarfından diğer “coğrafi olmayan numaraların kullanımı” kapsamında denetlenmeyip Türk Telekom'un özel hizmet numaraları olarak tekelinde bırakılarak, hat başına maliyetin üstünde ücretlendirildiği için düzenleme eksikliğinden dolayı GSM işletmecilerinin mağduriyetleri tüketiciye yüklenmektedir. Yeni “bilgi ve danışma hizmet numaraları” Türk Telekom'un sahiplenmediği, mevcut diğer işletmeler tarafından da altyapılarının sağlanacağı "hatlar" üzerinden tüketicinin ekonomik hakları göz önünde tutularak BTK tarafından tanımlanıp düzenlenmelidir. Ülkemizde sabit kullanıcıdan çok daha fazla kullanıcı sayısı bulunan mobil hatlarında şehir içi tarife ve/veya paket/tarife ücretleri üzerinden bu yeni tanımlanacak (örneğin 880 XXX XXXX) özel hizmet bilgilendirme ve danışma numaralarına (tüketicinin evrensel hakları çerçevesinde) ulaşabilecekleri şekilde düzenlenmelidir.
6. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Tüketici ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü tarafından tüketicinin bilgi edinme ve danışma amaçlı kullandığı bu özel hizmet hatları Tüketicinin evrensel hakkı olan ürün ve hizmetle ilgili bilgilendirilme kapsamında tedarikçi kuruluşlar tarafından sabit hatlardan ulaşan tüketici için ücretsiz "800" lü hatlar, GSM hatlarından ulaşan tüketiciler için de bahsedilen paket/tarife üzerinden ücretlendirilen “880”lü numarlar TÜKETİCİ BİLGİLENDİRME ve DANIŞMA HATTI olarak sağlanmalıdır.
7. Mevcut 444 XXXX kullanımı özellikle Bankaların sadece 444 numaraları vererek ve tüketiciyi şifre almaya 444 üzerinden mecbur bırakıp dakikalarca ( Tecrübe ile sabittir.) gereğinden uzun hatta tutularak paket tarifesinden daha yüksek ücretlendirilerek 444 numaralarının kullanımındaki hakim durum kötüye kullanılmaktadır. Bankaların çağrı merkezlerine şehir numaralarından erişilmediği gibi 444'lü numaraların kullanımı mecbur edilmektedir. İlgililer ve yetkililer, BTK; elektronik haberleşme hizmetlerinin belirlenmeyip tanımlanmamasından dolayı tüketicinin 444 kullanamaya mecbur bırakılarak mağdur edilmesini izah etmelidir.
8. BTK, Elektronik haberleşme hizmetleri Evrensel Hizmet Kanununda olduğu gibi çok daha kapsamlı tüm "ses hizmeti", "geniş band hizmetleri", "özel numaralarla verilen hizmetler" vb. hizmetleri tanımlayıp ücretlendirilmesinin yapısını, GSM’de yapıldığı gibi genişband arabağlantı ücret yapısını belirleyeceği, tüketicilerin aldığı hizmetlerin maliyetini, birim fiyatını takip edip, bilgilenip, ekonomik çıkarlarını tespit edeceği bilgileri Kanun ve Yönetmeliklere en kısa zamanda ekleyerek Evrensel Hizmet kapsamında sektör düzenlemelerini şirketlerin yararına olacak şekilde açık uçlu bırakmadan yapılandırması gerekmektedir.
“TÜKETİCİ” kimlikli geniş halk kitlelerinin, çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir zorunluluğu olan cep telefonlarını kullanırken, yaşanan mağduriyetleri “ iyi gelir getiren vergi kalemi” olarak görüp göz yuman ilgilileri ve yetkilileri, ekonominin güçlü tarafını kollayıp koruyan ve zayıf tarafı göz ardı eden düzenleme ve denetleme kurumlarını ve kendilerini ekonominin en güçlü sektörü yapan tüketicilerine bu haksızlık ve hukuksuzlukları reva gören işletmeleri kınıyor;
SAYIN BAŞBAKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I, 2011 YILININ 15 MART DÜNYA TÜKETİCİLER GÜNÜNDE “BU ÇOK BÜYÜK MAĞDURİYETE EL ATMAYA” ÇAĞIRIYORUZ!</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=779</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>15 MART KARS'TA KUTLANIYOR.</title><description>TÜDER, 15 MART DÜNYA TÜKETİCİLER GÜNÜ’NÜ BU YIL KARS’TA KUTLUYOR.
Her yıl 15 Martta kutlanan DÜNYA TÜKETİCİLER GÜNÜ Kars Temsilciliği koordinatörlüğünde Sayın Yıldıray Eyüp Özdemir tarafından düzenlenen toplantılarla 15 Mart 2011, Salı Günü, saat 13.30’da Halk Eğitim Merkezinde kutlanacaktır. 
Toplantıya Genel Başkan Engin Başaran ve Enerji Komisyonu Başkanı Sibel Taşdemiroğlu katılacaklar ve Tüketici Hakları – Enerji Verimliliği konularında seminer vereceklerdir. 
Evrensel Tüketici Hakları Evrensel Tüketici Hakları 5 Temmuz 1986 tarihinde aşağıdaki şekliyle Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiştir.
Tüketicilerin Temel Gereksinimlerinin Karşılanması HakkıBarınma, ısınma, aydınlanma, içecek su bulma, ulaşım haberleşme, tüketicinin en temel haklarıdır.
Sağlık ve Güvenliğin Korunması HakkıSatışa sunulan her türlü mal ve hizmetin yaşam ve sağlık açısından tüketicilere zarar vermeyecek kalite ve nitelikte olması hakkıdır.
Ekonomik çıkarların korunması hakkı (Mal ve Hizmetlerin Serbestçe Seçilmesi Hakkı)Tüketicilere sunulan ürün ve hizmetlerin nitelikli , kaliteli ve uygun fiyattan sunulması, satış sonrası hizmetlerin yeterli düzeyde ve yaygınlıkta olması yanında, sözleşmelerdeki haksız hükümlerin olmaması ve baskıyı yaratan satış yöntemlerine karşı korunma hakkıdır.
Bilgi edinme ve eğitilme hakkıMal ve hizmeti satın alırken doğru karar vermeye yardımcı olacak bilgilerin edinmesi; yanlış, yanıltıcı reklamlar,etiket ile ambalaja karşı korunma ve sorumlu tüketiciler olarak bilincin gelişimi için eğitilme hakkıdır.
Zararların karşılanması hakkı ( Tazmin edilme hakkı)Satın alınan ürün yada hizmetin öngörülen nitelikte olmaması durumunda kusurlu malın geri alınması,değiştirilmesi kusurlu hizmetin yeniden görülmesi,zararın karşılanması hakkıdır.
Temsil edilme hakkı (Sesini duyurma hakkı)Örgütlü tüketicilerin, hükümetlerin ekonomik politikalarının oluşturulması dikkate alınması,kamo organlarında temsili, firmalarda özellikle ürün geliştirme aşamasında görüş alınması ve denetlemelerde gönüllü olarak bulunma hakkıdır.
Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı Sağlık koşullarına uygun Ekolojik dengenin bozulmadığı bir çevrede yaşayarak, çevresel tehlikelerde korunup gelecek kuşaklar için doğayı koruma hakkıdır.</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=777</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item><item><title>GDO'LU MISIRLAR! NE OLACAK ?... TÜKETİCİLER ENDİŞELİ !</title><description>Bandırma limanına&amp;nbsp; gemilerle gelen GDO’lu mısırlar, tüketicinin gündemine bir kere daha“GÜVENSİZ GIDA SORUNUNU” getirdi.
Herkes&amp;nbsp; tarafından bilinmektedir ki&amp;nbsp; mısır; gıda sanayin de en az 800 çeşit gıdanın işlenmesinde kullanılmaktadır.
Bu nedenle sınırlardan içeri getirilen GDO’lu mısırlar şimdi ne olacak?
Geri mi gönderilecek imha mı edilecek? Yoksa&amp;nbsp; yine iç piyasaya mı sürülecek? Bu soruların yanıtları ile birlikte
Biz Tüketiciler olarak:
- Tüm limanlarda, gümrük kapılarında her tür gıda denetiminin etkin ve dürüst&amp;nbsp; devlet görevlileri tarafından&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; yapılmasını ,- Denetim sonuçlarının açık şeffaf bir şekilde&amp;nbsp; kamuoyu ile paylaşılmasını,- Bu tür ürünleri getiren işletmelerin isimlerini ve ürünlerinin&amp;nbsp; deşifre edilmesini,beklemekteyiz.
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Türkiye’de en önemli Tüketici sorunu gıda güvenliği olup bu konuda en önemli görev Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına düşmektedir. Sınırlardan içeri giren veya üretilen gıda ürünlerinin “güvenli “olup olmadığı konusunda Tüketicilerin hiçbir bilgisinin olması mümkün değildir.&amp;nbsp;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sağlıklı toplumlar sağlıklı bireylerden oluşur. Bireylerin sağlıklı olmasının en temel nedenlerinden biri aldığı güvenli gıdadır.Bu bağlamda, Sayın Bakanımızı ve Bakanlığımızı&amp;nbsp; göreve davet ediyor, yukarıdaki&amp;nbsp; soruların cevaplarını&amp;nbsp; beklemekteyiz.
Ayşe&amp;nbsp; CengizTüder Başkan&amp;nbsp; Vekili</description><link>http://www.tuder.net/haberler.aspx?hid=775</link><pubDate /><author>TÜDER (Tüketiciler Derneği)</author></item></channel></rss>
